Arguvandan

Andımız

1924 Anayasa’sının  88. Maddesinde “ Türkiye’de din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese “Türk” denir.” Olarak ifade edilmiştir.

1961 Anayasa’sının 54 maddesinde ise “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” denilmektedir.

1982 Anayasa’sının 66.maddesinde “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” denilmektedir.

Yukarıda belirtilen her üç anayasada da “Türk” bir etnik kimlik olarak değerlendirilmemiştir. Türk’lük bir üst kimlik olarak değerlendirilmiştir.

19 Eylül 1932 yılında Milli Eğitim Bakanlığına atanan Doktor Ali Galip, Cumhuriyetin 10. Yılı sabahı  23 Nisan 1933 günü kendi yazdığı bir andı “Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam: Küçükleri korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun!” çocuklarına okutur.  Bakan Ali Galip, mücadele dolu bir yaşamın özetini yaparak Türk Milletine seslenmiştir.

Andımız, 1972 yılında değişiklikler yapılarak aşağıdaki şeklini aldı.

“Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam, küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk: açtığın yolda,
kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Ne mutlu Türküm diyene.”

Andımız, 1997 yılında değişiklikler yapılarak aşağıdaki şeklini aldı.

“Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!”

Ülkemizde, terörün yoğunlaştığı yıllarda, bazı siyasi parti temsilcileri “Andımızı” etnik kimliği anımsattığı, çocuklarının okullarda okumalarına yoğun tepki veriyorlardı.

Ülkemizdeki, terör sorunun barışçı yollarla çözmek için yetkililer 2012 yılı Aralık ayında çözüm süreci başlattılar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 29 Aralık 2012 günü TRT canlı yayınında İmralı’yla görüştüklerini açıkladı.

Çözüm süreci kapsamında 6 Kasım 2013 günü Diyarbakır Valiliği önündeki cadde üzerine 1980 askeri darbe döneminde yaptırılan ve üzerine “Ne mutlu Türküm diyene” yazısının bulunduğu tabela kaldırıldı.

Çözüm süreci kapsamında Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 08.10.2013 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yaparak andımızı yönetmenlikten çıkardı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı andımızın kaldırılması ile ilgili şu açıklamayı yaptı. “Gerek içerik gerek uygulama biçimi açısından çok eleştirilen, artık militarist çağrışımları çok yüksek olan bu uygulamayı kaldırarak çocuklarımızı rahatlatacağımızı ümit ediyoruz. Demokratikleşme paketiyle getirilen düzenlemelerin Çözüm Süreci’ne “psikolojik katkı” sağlayacağına inanıyorum. Devletin etnik gruplara eşit mesafede olduğu yönündeki söylemlerin karşılık bulacağı bir uygulama olacak.” 

Andımızın İlköğretim Kurumları Yönetmenliğinden çıkarılması üzerine Türk Eğitim-Sen, Danıştay’a yönetmenliğin iptal davası açtı.

Danıştay 8. Dairesi oy çokluğuyla 24.04.2018 tarihinde yönetmelikte değişiklik yapan düzenlemeyi iptal etti.

Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay 8. Dairesinin kararını iptal etmek ve yürütmesini durdurmak üzere Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na ittiraz etti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Andımız’ın kaldırılması için yaptığı itirazı Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu, uzun süre gündeme almadı.

Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu’na yeni 7 üye atanması ile kurulun yapısı değiştirildi. Daha sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın itirazı  gündeme alınarak “Andımızın” okunmamasını Mart 2021 tarihinde  4’e karşı 11 oy ile  kabul edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir