Arguvandan

Stratejik Ortak Böyle mi Olunur?

Devletler arasında, bir birlerinin ekonomik, siyasi ve askeri çıkarlarını gözeterek, süre sınırı olmadan yapılan ortaklığa  stratejik ortak denir.

ABD’nin Marshall planı ile  ülkemiz arasında ekonomik, Truman Doktrini ile de askeri ilişkiler kurulur. Ülkemizin 1952 yılında NATO’ya girmesi ile birlikte artık Ülkemizle, ABD ve NATO arasındaki ilişkilerimiz stratejik ortaklık diye ileri bir safhaya geçilir.   

1952’lerden itibaren ülkemizin ABD’ye ve NATO’ya sonuna kadar kapıları açılır.

Beklenen, stratejik ortağımız, ABD ve üyesi bulunduğumuz NATO’nun askeri, ekonomik ve siyasi çıkarlarını ülkemizin koruduğu gibi, ABD ve NATO’nunda, Türkiye’nin askeri, ekonomik ve siyasi çıkarlarını koruması normal olanıdır.

Ancak, ABD ve NATO, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını koruyacağı yerine, daha ilk yıllarda başlamak üzere ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunmaktan geri durmadılar.  Sözde, stratejik ortaklarımızın ülkemiz aleyhine yaptıkları eylemlerden bazıları şöyle sıralanabilir.

  • 1960  Adana İncirlik kalkışlı U-2 Casus Uçağı krizi.
  • 1962  Ülkemize bilgi vermeden ABD üslerine yerleştirilen Jüpiter Füze krizi.
  • 1964  ABD Başkanı B.Johnson’un Başbakan İsmet İnönü’ye yazdığı mektup krizi.
  • 1974  Haşhaş krizi.
  • 1975  ABD’nin silah ambargosu krizi.
  • 1975  ABD’nin Ermeni terör örgütü ASALA’ya verdiği destek krizi.
  • 1984  ABD’nin PKK’ya verdiği destekler.
  • 1991   Birinci körfez harekatı ve ÇEKİÇ-GÜÇ krizi.
  • 1992  TCG Muavenet Muhribimizin vurulması krizi.
  • 2003  İkinci Körfez Hareketi, Irak’ın işgali ve Irak’ın Kuzeyinde PKK’ya verilen destek krizi.
  • 2003  Irak’ın Kuzeyinde Süleymaniye de askerlerimizin başına çuval geçirilme krizi.
  • 2011   Suriye İç Savaşı ve PKK/KCK,PYD/YPG’ye silah, mühümmat, para ve lojistik destek krizi
  • 2016   15 Temmuz Darbe girişimi ve FETÖ/PDY krizi.
  • 2017  Halk Bankası ve vize krizi.
  • 2017  Rus S-400 Hava Savunma Sistemi ve F-35 krizi.
  • 2019  ABD’nin Donald Trump’un Türkiye’ye yaptırım krizi.

ABD, Türkiye’yi CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) kapsamına aldı. Nasıl olacaksa, hem stratejik ortak olacaksın, hem de düşman devletler listesine alacaklar?

Bunlar da yetmedi, daha dün Pentagon Sözcüsü John Kirby bir açıklama daha yaptı.

Kirby,“Ben bu konuda NATO’yu işaret ediyorum. F-35 ve S-400’ler konusunda yönetimimizin politikasında bir değişiklik yoktur. Tekrar ediyorum, Türkiye’yi S-400’lerin teslimatı konusunda devam etmemesi konusunda uyarıyoruz. Bizce bu F-35’lerle uyumsuz ve Türkiye halen bu programdan çıkarılmış durumda. Bunları elinde tutmaması konusundaki çağrımızı yineliyoruz” dedi.

Yukarıda kısaca değinilen, onlarca krize rağmen, sık sık yapılan tehdit, şantaj ve uyarılara rağmen  ABD ve NATO ile nasıl olur da, stratejik ortak olmaya devam ediyoruz. Ülkemizi, bu kadar ABD ve NATO’ya bağlayan etkenler ne olabilir? 

Stratejik ortak böyle mi olur? Ülkemiz, ABD ve NATO’ya benzer krizleri çıkarsa acaba nasıl tepki verirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir