Arguvandan

Köyler Neden Boşaldı?

Osmanlı İmparatorluğunda savaşa katılacak asker sayısını belirlemek ve yeni vergi kaynakları yaratmak amacı ile ilk nüfus sayımı 1831 yılında II.Mahmut döneminde yapılmıştır.

Cumhuriyet döneminde ilk nüfus sayımı 28 Ekim 1927 yılında yapılmıştır. Sayım sonucunda nüfusumuz 13 milyon 649 bin 945 olarak belirlenmişti. 1920 yılında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal eden 15 il, 19 müstakil liva (bağımsız sancak, Tuğay komutanlığının bulunduğu yerleşim yeri), 34 mülhak liva (sonradan Tugay Komutanlığı verilen yerleşim yeri), 679 nahiye ve kaza olarak idari yapısı şekillenmişti.

Cumhuriyet döneminde 1927 nüfus sayımında köylerde yaşayan insanlar nüfusun %75’ine tekabül ediyordu, geri kalan %25’i ise illerde yaşamlarını sürdürüyorlardı.

1960 nüfus sayımında ülkemizin nüfusu 27 milyon 754 bin 820 olmuştu. Bu nüfusun %68’i köylerde yaşıyordu. Şehirlerde ise sadece %32’si yaşıyordu. Köylerimiz, her yer insan dolu, cıvıl cıvıldı. Aileler su başlarına evlerini ağıllarını yapmış doğal ortamda hem üretim yapıyorlar, hem yaşamlarını sürdürüyorlardı. İnsanlar tarihlerine, değerlerine kültürlerine önem veriyor, topraklarını, doğalarını, havasını, suyunu, ormanını can’la başla koruyorlardı.

Köylüler kendi aralarında ve çevre köylerde yaşayan insanlara karşı oldukça saygılı, samimi ilişkileri vardı. Ortak değerlere çok önem verirler, özel ve genel sorunlarını yardımlaşma ile çözerlerdi.

Cumhuriyet döneminde köylülerimiz anlatıldığı kadar fakir değildi, omuzlarında Osmanlı’dan kalan yükleri çok ağırdı.  Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez Türkiye’nin Osmanlı’dan devraldığı borçlar konusunda şu ifadeleri kullanıyor. “Osmanlı’dan devralınan borçların ödenmesi 1954 yılında bitirildi. İlk dış borçlanma 1854 yılında yapıldığına göre bu borçların tasfiyesi 100 yıl sürmüş oluyor. Osmanlı’dan devralınan borçlar 145 milyon Osmanlı altın lirası tutarındaydı. Bu da o dönemin milli gelirinin yaklaşık yüzde 65’i ediyor.  Bugünkü koşullarla düne bakıp devralınan borç miktarının söylendiği kadar yüksek olmadığı tezini ileri sürenler bu borcu aynı mantıkla bugünkü değerlerle hayal etmeye çalışırlarsa kabaca 500 milyar dolarlık bir borç yüküne denk geldiğini göreceklerdir.”  

Cumhuriyet döneminde bir yandan Osmanlı’dan kalan 500 milyar dolar borcu ödemesi ve bir yandan yeni kurulan bir devleti ayağa kaldıracak yatırımlar yapması köylülerin ve toprağın üretken olduğunun göstergesidir.

Anadolu’nun topraklarında, yeraltı zenginliklerinde gözü olan ABD ve Avrupa devletleri, 1946 yılından itibaren uygulamaya koydukları “Marshall Planı ve Truman Doktrini” ile insanlarımız topraklarımıza, köylerimize düşmanlaştırıldılar. Ülkemizde görülmedik bir iç göç furyası başladı. Çiftini çubuğunu satan emekçi köylüler şehirlerin gecekondularına yerleşerek gündelikçi olarak çalışmaya başladılar. Üstüne Avrupa’nın yabancı işçi talebi eklenince köylülerimiz köylerini, topraklarını terk etti.

1980’lerden sonra, köyden şehirlere göçler nedeniyle çok sayıda köylerimiz boşaldı. Köylerde yaşayan insan sayısı nüfusumuza oranla çok çok azaldı. Genellikle köylerde yaşlı, üretim yapamayan, toprağını, suyunu, havasını koruyamayan insanlar kaldı.

İnsanlar kendi, kendilerine ve çevrelerine “Köyler Neden Boşaldı?” sorusunu sormalılar. Köylerin, bu kadar boşalmasının ABD ve uluslar arası sermayenin projesinin sonucu olduğunu düşünüyorum.

Boşalan köylerimizin, yer altı ve yer üstü zenginliklerine vampirler gibi saldıran yerli ve yabancı işbirlikçileri durdurmak için bir elimiz, bir ayağımız ve bir gözümüzün köyde olması, yılın her gününde her suyun başında, her taşın üstünde, her ağacın altında mutlaka birilerinin bulunması bir zorunluluk haline gelmiştir.  

***

Osmanlı’dan, Cumhuriyet dönemine intikal eden vilayetler; İstanbul, Edirne, İzmir, Ankara, Adana, Erzurum, Bitlis, Bursa, Diyarbekir, Sivas, Trabzon, Kastamonu, Mamuretülaziz (Elazığ),Van

Mülhak (Bağlı) Livalar; Üsküdar, Beyoğlu, Gelibolu, Kırkkilise (Kırlareli), Tekfurdağı (Tekirdağ), Aydın, Denizli, Saruhan (Manisa), Çorum, Kırşehir, Bozok (Yozgat), Cebelibereket (Osmaniye), Kozan, Mersin, Erzurum, Beyazıt (Ağrı), Erzincan, Genç (Bingöl), Muş, Siirt, Ertuğrul (Bilecik), Ergani, Mardin, Siverek, Amasya, Tokat, Karahisrişarki (Şebinkarahisar), Gümüşhane, Rize, Isparta, Burdur, Sinop, Çankırı, Dersim (Tunceli), Malatya, Hakkari.

Müstakil (Bağımsız) Livalar; İzmit, Urfa, Bolu, Canik (Samsun), Çatalca, Çanakkale, Karesi, Menteş, Teke (Antalya), Kayseri, Afyon, Eskişehir, Niğde, Kütahya, İçel, Maraş,  Ayıntap (Gaziantep)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir