Arguvandan

Değerlerimizi Hep Birlikte Korumuş Olacağız

14 Ekim 1979 günü, Milletvekili ara seçimi ve Cumhuriyet Senatosu üçte bir yenile seçimi yapıldı. 1979 ara seçiminde, iktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 29.33, Adalet Partisi yüzde 54.05, Milli Selamet Partisi yüzde 7,42, Milliyetçi Hareket Partisi yüzde 5,36 oy aldı.

İktidarda bulunan, Cumhuriyet Halk Partisi 14 Ekim 1979 seçim yenilgisi nedeniyle Başbakan Bülent Ecevit Hükümeti İstifa etti. Yeni hükümet Adalet Partisi Süleyman Demirel’in Başbakanlığında MHP ve MSP’nin dışardan desteği ile kuruldu.

Uluslararası dev şirketlerin, ABD ve Avrupa devletlerinin ekonomik ve siyasi baskıları sonucu, ülkemiz 24 Ocak 1980’de, “24 Ocak” kararları olarak tarihe geçen, ülkeyi “serbest piyasa ekonomisine” açan kararları (kabul etti) aldı. Deyim yerinde ise züccaciyeci dükkanına bir canavarın girmesine razı oldu. 24 Ocak kararlarına, halkın büyük tepkisi nedeniyle uygulanamayacağını anlayan dış güçler, 12 Eylül 1980’de askeri darbe yaptırarak liberal ekonomi karşısındaki güçleri pasifize ettiler.

24 Ocak 1980 kararları ile, züccaciye dükkanına giren canavar önüne gelen ne varsa, kırmaya dökmeye başladı. Liberal ekonominin, yanlışlarını gören halkımız tepki vermek istemesi üzerine, sistemli bir kampanya ile kamu çalışanları ile halk karşı karşıya getirmeye çalıştılar. Geri kalmışlığın, az gelişmişliğin, bütçe açıklarının faturası emekçi halka kesilmeye çalışıldı. Halk’a özelleştirme değil, emekçiler hedef gösterildi, toplumun sosyal kesimleri bir birlerinden ayrıştırıldı, yalnızlaştırıldı, özelleştirmenin zararları yok sayıldı, faydaları anlatıldı. Fabrikalar, limanlar, yollar, köprüler, madenler ekonomik değeri olan her şey satıldı.

Kısa sürede özelleştirme adı altında cumhuriyetin tüm kazanımları yok pahasına satıldı, peşkeş çekildi, elden çıkarıldı.

Bugün ise halkımız, parça parça, küçük küçük direnişler yaparak maden’lerime dokunma, suyuma dokunma, hava’ma, yaşam alanlarıma, toprağıma dokunma, geleceğimize dokunma gibi feryatlar yükseliyor. Ama nafile. Halkımızın bu tür çağrıları, feryatları canavarı züccaciyeci dükkanından çıkarmadan başarıya ulaşması mümkün değil.

Mücadelemiz teker teker hava’yı, su’yu, toprağı, madenleri ve çevreyi korumaya yönelik değil, canavarı dükkandan çıkarmaya yönelik olmalı. Canavarı dükkandan çıkardığımız zaman tüm değerlerimizi hep birlikte korumuş olacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir