Arguvandan

CHP Olmasaydı

CHP Olmasaydı

Cumhuriyet Halk Partisi, 14 Mayıs 1950 seçimini kayıp etmesi üzerine, iktidarı sorunsuz olarak seçimin galibi Demokrat Partiye devretti.

Çok partili sisteme geçilmesinden bu güne 74 yıl, Demokrat partinin iktidar olmasından bu güne yaklaşık 70 yıl süre geçti,  yetmiş yıllık süre içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi tek başına hiç iktidar olamadı. Cumhuriyet Halk Partisi, yetmiş yıllık süre içerisinde sadece 6,5 yıl koalisyonların ortağı olarak iktidar oldu.  Diğer 63,5 yıl tek başlarına ya da koalisyonlarla da olsa sağ partiler iktidarda olup ülkeyi yönettiler. Ne hikmetse ülkeyi sağ partiler yönetiyor, kötü gidişin sorumlusu her seferinde Cumhuriyet Halk Partisi oluyor.

Son on yılda aralıksız genel başkanlık yapan Kemal Kılıçdaroğlu, bu süre de partide istediği kararları alabilen, siyasetçi transfer eden ve istediğine görev verebilme yetkisine sahip bir genel başkan oldu. Her seçimi kaybetmesine rağmen koltuğunu ve kadrosunu da korumayı başardı.

Her seçimin bir ödülü ya da bedeli olması gerekirken, Kemal Kılıçdaroğlu kaybettiği tüm seçimlere rağmen hiç bir sorumluluk üslenmedi ve bedel ödemedi. Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veren milyonlarca seçmenden bazıları yönetimin başarısızlığını cılız bir sesle ifade etseler dahi,  parti yönetimi ve seçmenlerin büyük çoğunluğu parti yönetimini savunmaya geçiyor.

Ne yapsın genel başkan seçmen oy vermiyor.

Ne yapsın  genel başkan seçmen sandığa gitmiyor.

CHP’nin başarısızlığından, kötü gidişinden seçmen sorumlu oluyor.  

CHP’nin kapatılmasını, vakıfa çevrilmesini, teklif eden 10 Aralık hareketinin temsilcisi Oğuz Kaan Salıcı  genel başkan yardımcısı olursa, ne yapsın seçmen nasıl sandığa gitsin.

Bu kadar süre de partinin oylarının artmaması üzerine istifa eden üyelere, parti yönetimi ve çevresi sözlü linç girişiminde bulunuyor.  

Onlar AKP’nin değirmenine su taşıyorlar.

Onlar CHP’li değiller,

Onlar yanlış yaptılar.

CHP  Genel Merkezi ve teşkilat kadroları partinin kötü gidişi ile ilgili kendilerine yapılan hiç bir uyarıyı dikkate almadıkları gibi hatalarından ders de çıkarmamaktadırlar.

Peki bende sizlere şunları sorayım.

18 Nisan 1999 genel seçimlerinde aday adayı olup da, DSP’den aday dahi yapılmayan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP olmasaydı  3 Kasım 2002’de milletvekili olabilir miydi?

CHP olmasaydı, Kemal Kılıçdaroğlu 22 Mayıs 2011 tarihinde genel başkan olabilir miydi?

CHP olmasaydı, TESEV’ci Binnaz Toprak milletvekili olabilir miydi?

CHP olmasaydı, Hurşit Güneş ve damadı milletvekili olabilir miydi?

CHP olmasaydı, Habur’un avukatı 4  dönem milletvekili olabilir miydi?

Kemal Kılıçdaroğlu olmasaydı, Mehmet Bekaroğlu kadın kotasından parti yönetime girebilir miydi?

Son sorum ise Kemal Kılıçdaroğlu ve kadrosu, makamlarını kaybettikleri taktirde kaç gün partide kalırlar?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir