Arguvandan

Maden Lobilerinin Para Hırsı

Maden lobilerinin gözünü para hırsı bürümüştür. İl il köy köy ne pahasına olursa olsun maden arama ve çıkarma faaliyetlerine başlamışlardır.

Gelişmiş teknolojileri kullanan sanayileşmiş ülkeler, çevreyi kirletmemek, gelecek nesillerine yaşanır bir doğa bırakmak ve maden ihtiyaçlarını az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden daha ucuza temin etmek için ülkelerindeki maden işletme tesislerini kapatmaya yıllar önce başladılar.

Almanya, sanayileşme devriminin temel enerji kaynağı olan taş kömür üretimini durdurdu. Son maden ocağı olan Bottrop ‘ta ki üretimine de 21 Aralık 2018’de son verdi. Maden üretiminde kullandığı ekipmanları ikinci el olarak Türkiye’ye, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Rusya ve Ukrayna’ya sattı.

270 yıl bir madencilik tarihi olan Fransa, maden ocaklarını kapatarak 2004 yılından itibaren  maden ocaklarını müzeye çevirmeye başladı. Fransa gelişmiş teknolojilerine rağmen  maden ihtiyaçlarını daha ucuza temin etmek, doğayı korumak amacıyla gelişmekte olan ülkelerden ithal etmeyi amaçlıyor.

İngiltere’de 1 milyon 200 bin insanın çalıştığı 3 binden fazla kömür ocağı kapatıldı. İngilizler ülkelerindeki son kömür ocağını ise 2015 yılında kapattılar.

Gelişmiş ülkeler, ülkelerinde madencilik faaliyetlerini terk etmeye başlamışlarken, gelişmekte olan ülkelerde ve ülkemizde madencilik alanında büyük yatırımlar yapmaktadırlar.

Sanayileşmiş ülkeler ve maden lobilerinin gözünü para hırsı bürümüş, yapmak istedikleri dolarlarına dolar katmak, karlarına kar katmaktan başka bir amaçları yoktur.

Maden lobisinin, ülkemiz insanına iş imkanı sağlayacağı, işsizlik sorununun çözülmesine katkı sunacağız ve döviz sorunun çözülmesinde yardımcı olacağı gibi aldatmalarına inanmamalıyız, tehditlerine boyun eğmemeliyiz.

Ülkemize, çevremize, doğamıza topyekün bir saldırı içerisindeler. Ülkemizin geleceğine karşı yöneltilen bu saldırıya karşı vatanımızı savunmak vatandaşlık görevimizdir. Saldırıyı durdurmak hatta geri püskürtmek için en az saldırının büyüklüğü ve şiddetinden daha güçlü bir kuvvetle savunmak yada karşı saldırıya geçmek gerekmektedir. Topyekün saldırıya topyekün cevap vermeliyiz. Bu saldırı, köylerde yaşayan bir avuç insanın veya ilçelerde yaşayan insanların direnişleri ile boşa çıkartılacak bir saldırı değil. Bu saldırı çok büyük, çok kapsamlı bir saldırıdır. Bu nedenle, saldırıya köylü, kentli herkesin karşı koyması, omuz vermesi ile önlenilir. Tek tek veya küçük çaplı direnişler maden lobisinin programlarında küçük çaplı değişiklikler sağlayabilir, projelerin uygulanmasında kısa süreli ertelemeler sağlayabilir, bunlar bizi yanıltmamalıdır. Madenlerimizin ve doğamızın korunması bir kaç ay ötelenmesi önemli bir kazanç değildir. Çünkü küçük küçük sözde başarılar insanları rehavete sevk eder, insanların dirençlerini azaltır, mücadele azmini kırar, insanlara bıkkınlık getirir.

Doğamızı, ülkemizi ve çevremizi koruyabilmemiz için her Türk vatandaşının çevre, doğa ve madenlerin korunması bilincine erişmesinin sağlanması gerekmektedir. Doğa bilinci olmayan insanlar doğaya taş, toprak, su ve ağaç olarak bakarlar.

Maden lobisinin, maden çalışmalarının ülkemiz yararına olmadığı kesin bir dille ve örnekleri ile anlatılmalıdır. Maden lobisinin, ülkemizin işsizine iş bulmak, fakirinin karnını doyurmak gibi bir amaçları olmadığı herkese anlatılmalıdır.

Maden lobisinin bir soyguncu misali, yükte hafif pahada ağır ne varsa alıp gitmek olduğu; çevre, doğa ve insanlarla ilgilenmek diye bir dertlerinin olmadığı unutulmamalıdır.

Maden lobisinin, ülkemizde maden arama ve çıkarma faaliyetlerinde doğamızın talan edilmesine ve  tahrip edilmesine mutlaka engel olmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir