Arguvandan

Kuru Ekmek

Milletimiz, 1800’lü yılların sonlarında Osmanlı – Rus Savaşı ile başlayan ardından Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşıyla devam eden Kurtuluş Savaşıyla sonuçlanan uzun bir süreçten geçmiştir. Ne devletin ne de halkın elinde gözle görülür bir şey kalmamıştır.  Ülkenin iş gücü azalmış, savaşlarla kaynaklarımız birer birer tükenmiştir.

Uzun süren savaşların ardından zafer kazanılmış, Cumhuriyet kurulmuş ve düşman yurttan atılmıştır. Ancak cephede Mehmetçiklerimizin dermanı da tükenmiştir. Mehmetçiklerimiz köylerine geri döndüklerinde mallarının yağma edilmiş, asker kaçaklarının, eşkıyaların, ağaların git gide güçlendiğini görmüşlerdir.

Mehmetçiklerimiz için bu defa da memleketlerinde yoksullukla mücadele dönemine başlamıştır.

Kara saban'la çift süren köylü
Kara saban’la çift süren köylü

Toprağı işleyecek araçları, ekecek tohumları, yiyecek ekmekleri olmayan insanlar, üretimlerinin çoğunu kendi güçleriyle yaptılar. Toprağı işlerken en az iki hayvana ihtiyacı olan köylülerimiz yeri geldiğinde iş aksamasın diye hayvanın birinin yerine kendisi geçerdi. Çift sürecek hayvan bulamazlarsa kazma kürekle tohum ekerlerdi. Hasat döneminde refaha ulaşacakken yetiştirdikleri ürünler bir kış geçirmeye yetmez üstüne borçlanırlardı. 7 den 70 ‘e toplumumuzun büyük kesimi kuru ekmeğe muhtaç kalmışlardı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında 13 milyon olan ülke nüfusu zamanla çoğalarak 18 milyona yükselir. İşgücü ve üretimde ciddi artışlar görülür, bir yandan da Osmanlı’dan kalan borçlar ödenir. Fabrikalar kurulur, iş alanları açılır ve kamusal yatırımlar yapılır.

Ancak bu üretim artışı fazla sürmez, İkinci Dünya Savaşı gündeme oturur.

Ülkemiz savaşa girmemesine rağmen, kendini her an savaşa hazır olmak zorunda hisseder ve 18 milyon nüfusun 5 milyonunun askere almak zorunda kalır. İş gücü kaybı yaşanması nedeniyle üretimde büyük düşüş olur. Halk yine kuru ekmeğe muhtaç kalır.

Aradan yüz yılı aşkın bir süre geçer, nüfusumuz artar, teknolojimiz gelişir, yurt dışına milyonlarca işçi göndeririz. Milyonlarca okumuş eğitimli insanlarımız işsiz kalmıştır. Emperyalistlerin telkinlerine kanarak lüks yaşamak uğruna ürettiğimizden daha fazlasını harcamışızdır.  Borçlanarak harcamaya alıştırıldığımız şu dönemde borç bulamayınca Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan üretim tesisleri de birer birer satılmıştır. Sonuçta yüz yıl sonra yine halkımız kuru ekmeğe muhtaç kalmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir