Arguvandan

Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi

Kadına yönelik şiddet uluslar arası bir sorun olmaya başlayınca Birleşmiş Milletler tarafından 1985 yılında 25 Kasım günü “Kadına Yönelik Şiddet’in Yok Edilmesi İçin Uluslar Arası Mücadele Günü” ilan edilir.

Evrensel bir sorun olan kadınlara yönelik şiddet için uluslar kendi iç hukuklarında mücadele yöntemlerini seçtiler.

Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi ile ilgili uluslararası en ciddi sözleşmeyi (İstanbul Sözleşmesi) ülkemiz 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalamıştır.

Ülkemiz bu sözleşmeye dayanarak 20 Mart 2012 tarihinde 6284 sayılı kanunu yürürlüğe koymuştur.  Atılan adımlara rağmen kadınlara karşı şiddeti ve kadın cinayetlerinin önüne geçememiştir.

Yasalarla kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin önlenemeyeceği son on yıllık uygulamalardan görülmektedir. Devletler kadına yönelik şiddetin yok edilmesi konusunda ciddilerse öncelikle kadınla erkek arasındaki farklılıkların giderilmesi ile mümkün olabileceğine inanmalılar ve toplumları bu konuda ciddi olarak eğitmelidirler.

Toplumlara, kadınların öncelikle bir anne olduğu, bir kardeş olduğu anlatılmalı,

Kadınların, bir cinsel obje olmadığı, öncelikle bir eş olduğu,

Kadınların, bir ganimet değil, bir evlat olduğu anlatılmalıdır.

Kadınların, istendiğinde alınan, istenmediğinde bir kenara atılabilen gereksiz bir canlı olmadığı,  toplumların yarısını oluşturduğu, kadın olmadan hiç bir şeyin olmayacağı toplumlara öğretilmelidir.

Tarihte, bir erkeğin şahitliğine karşı, iki kadının şahitlik yapması yanlışı, kız evlatlara mirastan pay verilmeme, kadınların maddi ve manevi dayanaktan yoksun bırakılma düşüncesi, bir erkeğin imam nikahı ile dört kadınla evlenmesi, bir erkeğin istediği kadar cariyelerle birlikte olması, erkeklerin torunları yaşındaki kız çocukları ile evlenmelerinin yanlış olduğu gerçeği toplumlara anlatılmalıdır. 

Birden fazla kadın ve kızla birlikte olmanın övünülecek değil utanılacak bir eylem olduğu her bireyin beynine işlenmelidir.

Kadınlara, her şart altında kendini savunması, korumasının utanılacak bir tavır olmadığı, aksine onurlu bir hareket olduğu topluma kabul ettirilmelidir.

Kadına Yönelik Şiddetin önlenmesi her kadının başına bir polis dikmekle değil, kadına değer vererek, kadını yücelterek önlenebilinir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir