Arguvandan

2003 Süleymaniye “Çuval” Krizi

2003 Süleymaniye “Çuval” Krizi

2002 Ağustos ayından itibaren ABD’de sunulan raporlara göre; Irak’ın kimyasal ve biyolojik silah tesislerini yeniden yapılandırdığı, Saddam’ın elinde 3200 ton kimyasal silahın bulunduğu, Irak’ın biyolojik savaş sistemlerine sahip olduğu ve nükleer tesislerinde çalışmalar yapıldığı yalanı kamuoyuna gerçekmiş gibi sunulur.

11 Eylül saldırısından sonra, ABD Başkan’ı Bush 29 Ocak 2002 tarihli Kongre konuşmasında Irak’ı, Kuzey Kore ve İran’ı “şer ekseni” ilan etmişti.

 1 Haziran 2002’de ilan edilen Bush Doktrini,  ABD’nin “Amerikan çıkarlarını korumak, üstünlüğünü sürdürmek ve Amerikan ideallerini yaymak için ABD’nin sahip olduğu gücü kullanması” gerektiğini açık bir şekilde ortaya koyar. Bu kapsamda ABD’nin kendisine yönelik tehdit ortaya çıkmadan yok etmesini benimser.

 ABD, şer eksen olarak gördüğü Irak’a müdahale etmek için bahaneler arar ve ittifaklar kurmaya çalışır. ABD, Türkiye’nin sınır komşusu ve ittifak üyesi olarak kuzeyden cephe açılmasına müsaade edilmesi talebi vardı. Türkiye ise Körfez Savaşından bu güne 92 milyar zarara uğradığını, zararının karşılanmasını talep ediyordu. ABD, 6 milyar dolar verebileceğini buna karşılık İncirlik, Sabiha Gökçen, Muş, Batman, Diyarbakır, Malatya ve Silopi’deki üslerin ve askeri tesislerin yanında İskenderun ve Mersin limanlarını kullanmayı talep ediyordu. ABD, bu taleplerine ek olarak Türkiye’nin savaş sonuna kadar tam desteğini sağlamayı ve Türkiye’nin askeri üslerinde ve topraklarında 80.000 asker, 250 savaş uçağı  bulundurmasını talep ediyordu.

Türkiye, ABD’nin, bu talepleri anayasal olarak karşılanabilmesi için yabancı silahlı kuvvetlerin ülkemize giriş yapmasını içeren tezkerenin  TBMM’de kabul edilmesi gerekiyordu.

ABD Başkanı Bush ile Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşerı Uğur Ziyal arasında 10 Aralık 2002 günü  yapılan görüşmede, ABD askerlerine istedikleri kolaylıkları gösterileceği izlenimi verilir. Bu süreçte TBMM’de tezkere’ye yönelik hazırlıklar yapılmaya başlanır. Tezkerenin kabul edileceğinden emin olan ABD, 6 Şubat 2003’te birtakım birliklerini Türkiye’ye gönderir.

Türkiye, 24 Şubat’ta 25.000 ABD askerinin Irak’a geçmek üzere 62.000 asker, 255 uçak ve 65 helikopterin, ülkemize girişini  kabul edileceği ve harekatın başlaması ile birlikte Genel Kurmay Başkanlığının belirleyeceği sayıda Türk Askerinin Irak’a girmesini içeren tezkere Bakanlar Kurulunda imzaya açılır.

1 Mart 2003 günü TBMM’de yapılan Tezkere oylamasına 533 milletvekili katılır, 264 kabul, 250 ret ve 19 çekimser oy kullanılır. Tezkerenin kabul edilmesi için 267 kabul oyu kullanılması gerekiyordu. Ancak, gerekli 267 oy’a erişilemediği için  tezkere ret edilir. Tezkerenin ret edilmesi ile Türk, ABD ilişkilerinde kırılma yaşanır.

Türkiye, 1990’lı yıllardan itibaren Kuzey Iark’ta bir tank taburu ve 1.500-2.000 kişilik (Süleymaniye ve Erbil) irtibat ofisleri oluşturmuştu. Tezkerenin ret edilmesi nedeniyle ABD’de, Türkiye’den intikam alma  düşüncesi oluşur.

200 Mart 2003 tarihinde Irak’ı işgal eden ABD, Kuzey Irak’taki Türk askerlerinin varlığından rahatsız olur.  ABD, Türk askerlerinin hareketlerini sınırlama, kontrol etme çalışmalarına başlar, Türk askerine fiili müdahale yapmak için bahaneler arar. 4 Temmuz 2003’te 100 civarında ABD askeri ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) peşmergeleri, Süleymaniye kentindeki irtibat ofisine bir operasyon gerçekleştirmiş 3’ü subay 8’i astsubay olmak üzere 11 Türk askerini “yasadışı faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle” başlarına çuval geçirerek göz altına almış ve Kerkük’e götürmüştür. Askerlerimiz 55-60 saat süren sorgulama yapılır. Devletimiz yetkililerinin diplomatik girişimler sonunda askerlerimiz serbest bırakılır.

Türkiye’de karar alıcılar ABD’nin bu eylemini TSK’ya yapılan bir operasyon olarak görürler ancak bir protesto notası dahi veremezler.

Çuval olayına en sert tepkiyi TSK verir. O günlerde ABD’de bulunan Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon resmi gezisini yarıda keserek ülkeye döner.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir