Arguvandan

Cem ve Cemevi

Cemevleri Alevi kültüründe on iki hizmetin verildiği mekanlardır. Alevilerde cem, şehirde yaşayanlarca dergâhta, köyde yaşayanlar ise kış aylarında taliplerin (Hak yolunda yürümek isteyen-ibadet yapan) bir vatandaşın evinde yapılmıştır.

Osmanlı döneminde dergâhların dışında şehirlerde ve köylerde “cemevi” adıyla kurumsallaşmış özel binaları olmamıştır.

Cem yapılan odalar çift mağ’lı (çift bölmeli) 70-80 metrekarelik odalar  seçilirdi. Cemevleri, Hazreti Ali’nin, 12 imam’ların, Hacıbektaşı Veli’nin ve daha bir çok islam aliminin resimleri ve Türk Bayrağı ile süslenirdi. Günümüzde cemevinin duvarlarında Mustafa Kemal Atatürk’ün de resmi yer alarak bu gelenek sürdürülmektedir.

Cemevi ve cem

Cemevleri, tüm giderleri Alevi vatandaşlar tarafından karşılanan dini mekanlardır.

Cumhuriyet döneminde 1925 yılında tekke ve zaviyelerin kapatılması ile birlikte gizlenerek cem ibadeti yapılmaya devam edilmiştir.

Son yıllarda köyden kentelere göçlerin yoğunlaşmasıyla musayip kardeşliği parçalanmış, cem ibadeti için gerekli birlik ve bütünlük sağlanamadığından köylerde cem yapılmamaya başlanmıştır. Kentlere taşınan Alevi inancına sahip insanlar, inançlarını şehirlerde sürdürmek için vakıf ve dernekler vasıtasıyla cemevleri (İbadethane) yapılarak kültürlerini gelecek nesillere aktarmaya çalışmaktadırlar.

İlk cem Kırklar meclisi tarafından yapıldığına inanılır. Alevi inancında kırklar cemine, Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa ve Hazreti Ali’nin katıldığına inanılır.

Alevi kültüründe cem ibadetine katılan insanlar kendilerini Tanrı’nın huzuruna çıkmış olduğunu kabul ederler. Cem ibadetini  Kırklar meydanı, Erenler meydanı, Hak divanı gibi isimlerle adlandırılırdı.  Cem ibadetine katılan kişiler, halkın huzurunda hakka hesap verdiklerine inanırlar. Halk, hak adına yargılama yapar, sorular sorar, cezalar verebilirlerdi. Cem’e katılan kişi cem ibadeti süresince ve yargılama süresince yalan söyleme, halkı ve hakkı aldatıcı ifadeler kullanamazlardı. Eylem ve söylemlerinin hesabını vermeyenler, veremeyenler, halkın razılığını alamayan kişi/ kişiler cem ibadetine katılamazlardı. Alevi kültüründe suçlu biri varsa, o kişiye cezası halk huzurunda ve halk tarafından verilirdi. Alevi kültüründe verilen en büyük ceza toplumdan dışlanmak, yalnızlaştırmak, cem’e kabul edilmemek gibi toplumun kabul ettiği cezalardır.

Alevi kültürüne sahip insanlar sosyal sorunlarını kadıya, mahkemeye, güvenlik güçlerine ihtiyaç duymadan yüz yıllarca  cem evinde cem esnasında hak divanında ve halkın huzurunda çözmüşlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir