İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gemiyi İlk Onlar Terk Eder

Son yıllarda sosyal medya çok fazla gelişti.  İki kişi yada iki grup arasında yaşanan bir olay, dakikalar içerisinde dünyanın gündemini oluşturabiliyor.

Gündemin bu kadar hızlı oluşmasına insanlar ayak uydurabilmek için çok hızlı tepki verebiliyorlar. İnsanlar arasında gruplaşmalar anında başlıyor. İki kişi arasında yaşanan bu olayın ne zaman, hangi ortamda, neden ve nasıl olduğuna bakmadan taraflar hemen şu tepkiyi veriyor “….. yalnız değil / değilsin”,  diğer taraf aynı psikoloji içinde “….. yalnız değil / değilsin” sloğanı, mesajı yayınlayarak cepheleşmeler başlıyor.

Aslında insanlar, bu kadar hızlı tepki vermeyip de, olayı araştırdıktan sonra gelişmeler hakkında düşüncelerini ifade etmeleri gerekir. Ancak toplumların önceliklerinde farklılıklar olduğundan insanlar kendi görüş, düşünce ve ahlak yapısına göre tavır alıyorlar.  İnsanların toplum içindeki hareketlerini iki olgu belirlemektedir.  Birinci olgu, bireyselcilik, çıkarcılık, benim olsun, ben kazanayım olgusudur. İkinci olgu ile ben kavramının yerini biz alması, yani toplumcu düşünme, toplumcu bakış açısıdır.

Birinci bakış açısına sahip olan kişiler, aç gözlü, sadece kendisini, kendi çıkarını düşünen, insanlar bireysel çıkarları için her şeyi ve herkesi feda edebilirler. Bu kapsamdaki kişilerde kalıcı dostluk yoktur, çıkarların sürekliliği esastır. Çıkarlar gereği herkesi feda edilebilir. Kişisel veya toplumsal olaylarda, çıkarları doğrultusunda hızlı karar alabilirler.  Bu kişiler karar verirken vicdanlarının sesini değil, cüzdanlarının sesini dinlerler. Bu grupda yer alanlar “Güç merkezinin belirlediği politikalara aykırı beyanda bulunmamız söz konusu olamaz” gibi ifadeleri kullanmakta sakınca görmezler. Güç merkezlerinin talepleri gereği  kendi kendinilerini  anında inkar edebilirler. Kişilerin kendi vicdanı ve iradesi dışından hareket edenleri  Uğur Mumcu  “Haklıdan değilde, güçlüden yana olanlar Korkak ve Kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe döner, sonunda FIRILDAK olurlar.” cümlesi ile ifade etmiştir. Bu kişiler toplumda “kraldan fazla kralcı “ olarakda ifade edilirler. Kral’dan fazla kral’cılar, çıkarları bittiği anda gemiyi ilk onlar terk ederler.

Toplumların,  gelişen olaylarda ikinci olguda yer alan gruplar, biz yani toplumsal çıkarları dikkate alarak tavır alırlar.

İkinci olguda yer alan kişiler, toplumda gelişen olaylara aniden tepki vermez, neden, niçin sorularını sorar, sorularına  aldığı cevaplarla ikna olduktan sonra taraf olur. Bu kişiler sürekli vicdanlarının sesini dinler, vicdanları nasıl ses verirse öyle hareket ederler. Bu kişiler gelişen olaylara güçlünün değil, haklının, toplumun ve mağdur olan tarafın penceresinden bakar. Bu olguda yer alan kişiler güç merkezlerinin ve bireysel çıkarlarının, vicdanlarını baskılamasına müsade etmezler.

Toplumlar, ben değil, biz diyen, toplumsal düşünen, insanların omuzunda yükselir. 27 Nisan 2020

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir