Arguvandan

Prof. Dr. Haydar Baş

Prof. Dr. Haydar Baş 1947 yılında Trabzon’da doğmuştur. İlk, orta ve lise tahsilini Trabzon’da tamamlamasının ardından; 1970 senesinde, Kayseri’deki Erciyes Üniversitesi’ne bağlı Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olmuştur.

Lisansüstü eğitimini ve doktorasını “Veda Hutbesinde İnsan Hakları” konusundaki tezi ile Bakü Devlet Üniversitesi’nde tamamlamış ve bu üniversitede göreve başlamıştır. Doktora sonrası akademik çalışmalarına devam ederek “İslam ve Hz. Mevlana”, “Tasavvuf Tarihi”“Din Sosyolojisi” ve “Din Psikolojisi” konularındaki tezleri neticesinde “Profesörlük” unvanını da aynı üniversiteden almıştır.

14 Nisan 2020 günü yaşamını yitiren Haydar Baş’a Tanrıdan Rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun.

Haydar Baş’ın Atatürk Hakkında Düşünceleri

Prof. Dr. Haydar Baş, “Bu iftira senelerce yapıldı. Atatürk kim biliyor musunuz? O İmam-ı Ali’nin ve Hz. Fatıma’nın torunudur. Şii akaidinde Atatürk, Mehdi Al-i Resul’dür. Tavsiye ediyorum; Anıtkabir’e gidin, giderken de abdest alın. O büyük bir evliyadır. Bana ‘sen de Atatürkçü mü oldun’ dediler. Ben ‘o asker Atatürk, bu fakir de hoca Atatürk’ dedim. Bana bu ünvanı Selim Kotil’in amcası Günay Kotil verdi” şeklinde konuştu.

Haydar Baş’ın Dinlerarası Diyalogun Hakkındaki Görüşleri

BTP Genel Başkanı Baş dinler arası diyalog hakkında şunları söyledi: “Nüfus mübadelesi yapıldı. Ne oldu? Türkiye’de ne kadar Hıristiyan var onları çıkardı, dışarıda ne kadar Müslüman Türk var onları aldı. Bizim Trabzon Rumların yoğun olduğu bir yerdi. Orada Pontus Rum devleti vardı. Onları tamamını gönderdi. Atatürk siyaseti bilen bir insandır. Nutuk’un ilk sayfalarını okuyun, o dinlerarası diyalog yapanların oyunlarının tamamını orada görürsünüz. Bendeniz de O’nu örnek aldım, dinlerarası diyaloga A’sından Z’sine kadar karşıyım. Bunun gayesi nedir biliyor musunuz? Dinlerarası diyalogun gayesi Türkiye’deki Müslümanları Hıristiyanlaştırmaktır. Yok öyle yağma, kimseye bir çakıl taşı veremeyiz.”

Atatürk manda yönetimine karşıydı

Atatürk’ün hiçbir İslam ülkesiyle savaşmadığının altını çizen Prof. Dr. Haydar Baş konuşmasında, “Bu Vahhabi akımı Suudi Arabistan’da öne çıkınca Peygamber Efendimizin Ravzasını yıkmak istediler. Hemen oraya haber gönderdi ve ‘canımı sıkmayın, çizmelerimi giydirmeyin’ dedi. O aynı zamanda İngiliz ve Amerikan mandacılığına karşıydı. İstanbul’dan Samsun’a gidiyor Bandırma Vapuru’yla. Oradan Sivas’a gidecekler, araba bulduklar, yakıt bulamıyorlar. Yakıtı buldular para bulamıyorlar. Müthiş bir sıkıntı, çile. Bu çile nedir? Halide Edip Adıvar iyi bir edipti, ama O da Amerikan mandasından yanaydı. Atatürk O’nunla konuş konuştu ve O’nu da bağımsızlık yanlısı yaptı. Asker arkadaşlarının tamamı mandacıydı, onları da tek tek ikna etti ve bağımsızlık yanlısı yaptı. İşte bu çalışması, gayreti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelini oluşturdu” ifadelerini kullandı.

Haydar Baş’ın Deniz Gezmiş ve arkadaşları Hakkındaki Düşüncesi

BTP’nin Bayrampaşa’da düzenlenen coşkulu mitingindeki konuşmasında Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında da çarpıcı ifadeler kullanan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Amerika’nın 6. Filosu İstanbul’a geliyor ve Tophane’de demirliyor. Solcu arkadaşlar Amerikan askerlerini karaya çıkarmamak için yürüyüşe başladılar. Müslüman dediğimiz insanlar da Amerikan filosuna karşı namaz kılıyor. Yani Amerikan filosuna karşı namaz kılan bu adamlar Müslüman, Amerikanlıları protesto eden Deniz Gezmiş ve arkadaşları kâfir, öyle mi? Ben reddediyorum bunu. Deniz Gezmiş Aleviydi. Biz O yargılanırken, ‘birkaç insan vurdu, illegal örgüt kurdular vs. sanıyorduk’ baktık ki en sonunda hiç kimseye dokunmamışlar. Ben hayret ettim, bir insan nasıl olur da düşüncesinden dolayı idam edilir? Ne yaptı bu insanlar? Deniz Gezmiş Filistin’e gitti ve İsrail ile savaştı. Allah’ın ve Resulü’nün safında oldu, yahu sen bir defa bu safta oldun mu? Hep dini kullandın, istismar ettin, Filistin’i de öyle. Unutmayın bu insanlar dört dörtlük Müslüman’dı. Ne yaptı bu adamlar söyleyin? İsrail’e karşı çıktı diye… Sen onların safında yer aldın ama o karşı durdu. Ben şimdi O’na sahip çıkıyorum. Allah mekânını cennet eylesin. Onlara idam fermanını imzalayan bir savcı, biz partiyi kurduğumuz dönemde yanıma geldi, övüne övüne bunu anlatıyor. O zaman teşkilat başkanı arkadaşa, ‘onu buradan uzaklaştırın’ dedim. Size her zaman doğrunun yanında olmanızı tavsiye ediyorum ama hukuk çerçevesinde. Biz haktan yanayız, hukuktan yanayız ve de bu milletin safındayız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir