Arguvandan

Azrailin Elindeki Ölüm Listesi

Hikaye bu ya! Her yıl dünyaya gelen insanların alnına ne zaman geleceği,  nasıl geldiği, nasıl yaşayacağı ve nasıl öleceği yazılırmış, buna kader denirmiş.

Tanrı, öyle bir düzen kurmuş ki, insanların her yaptığını kendisi planladığı halde, her şeye bir bahane yaratmış. Kimse başına gelen kötülüklerin Tanrı’dan geldiğine inanmazmış. Her ölümün mutlaka bir nedeni bulunurmuş. Tanrı, insanları canının alma (öldürme) görevini Azraile vermiş, Azraile şunu demiş, her ölümün bir mazereti olacak, hiç bir kulum ölümün ne senden ne de benden geldiğini bilmeyecek demiş.

Bu yıl başında da Tanrı öleceklerin listesini Azraile vermiş, listenin gereğini yap demiş. Azrail, listeye bakmış ölecekler listesi çok kalabalıkmış. Azrail, kendi kendisine konuşmuş, bu sene işim çok ama görev, görevdir çaresiz yapacağız demiş.

Azrail, görevini yapmaya başlamış. Her gün bir kaç kişinin canını almış.

İnsanlar, bakmışlarki bu yılı ölüm çok oluyor, acaba neden diye araştırmışlar. Fark etmişlerki insanlar birbirleri ile kucaklaşmakla, tokalaşmakla, bir virüs bulaşıyor ondan ölüyorlar. Dünyadaki tüm insanlar bir karar almışlar, biz bir birimize yaklaşmayacağız, kucaklaşmayacağız, tokalaşmayacağız  ve hasta olmayacağız, dolayısı ile ölmeyeceğiz demişler.

İnsanlar, hepsi bir birinden uzaklaşmışlar, kaçmışlar, kendi kendilerini izole etmişler, uzak durmuşlar.

Azrail, kendisine verilen listedeki insanları aramış, aramış bulamamış. Aslında kendisi bulmuşda, ölüm mazeretsiz olmaz ya insanların ölmesine neden olacak virüs insanları bulamamış.  

Azrail, Tanrı tarafından kendisine verilen listeyi zamanında yerine  getirememiş. Azrail, Tanrı’dan aldığı görevi yerine getirememenin ezikliği içerisinde Tanrı’nın makamına çıkıp içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatmak istemiş.

Azrail, bir gün Tanrıdan randevu almış, mazeretini tanırıya anlatmaya gitmiş.

Tanrı, gel bakalım bir sorununmu var anlat derdini diye sormuş?

Azrail, Yüce tanrım, ben bunca yıldır sizin hizmetinizdeyim, ne dedinizese  günü gününe yaptım, bir aksaklık olmadı. Ancak bu yıl, size karşı çok mahcubum emirlerinizi yerine getiremiyorum.

Tanrı, anlat bakalım neden, nasıl yerine getiremezsin?

Azrail, Yüce Tanrım, siz söylemiştiniz ya ölüm mazeretsiz olmaz, her ölümün bir mazereti olacak, hiç bir kulum ölümünü ne senden, ne de benden geldiğini bilmeyecek demiştiniz.

Tanrı, evet anlat.

Azrail, insanlar bu sene toplanmışlar bir karar almışlar, sosyal izolasyon, sosyal mesafe kuralı koymuşlar. Kimse kimseye yaklaşmıyor. Bu yılda ölümlerin büyük bölümü koronavirüs’den olacaktı. Koronavirüs de insanların bir birlerine fazla yaklaşmasından bulaşacak ve hastalanacaklardı. Bende o arada görevimi yapacak, listedeki öleceklerin canını alacaktım. Ama şimdi kimse bir birine yaklaşmıyor. Dolayısı ile kimse hasta olmuyor. Bende görevimi yapamıyorum. Bir çaresi yokmu sizden yardım dilemeye geldim der.

Tanrı, ondan kolayı ne var,   insanları ben yaratırken aç gözlü yarattım. İnsanlar acıktıklarında doymaz sanarlar, çabuk galeyana gelirler, bir anda bir birlerine girerler, o zaman koronavirüs bulaşması gerekene bulaşır, sende görevini rahatça yaparsın demiş.

Fazla zaman geçmemiş, yöneticilerden biri koronavirüsle mücadele etmek için  iki gün sokağa çıkma yasağı ilan etmiş.  İki gün sokağa çıkamayacağını duyan insanlar bir anda fırınlara, marketlere, petrol istasyonlarına akın etmişler, ne sosyal mesafe kalmış, ne izelasyon, tekme tokat kavga etmişler. Bu arada koronvirüs bulaşması gerekenlere bulaşmış. Azrail’in elindeki ölecekler listesi tıkır tıkır işlemeye devam etmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir