Arguvandan

Demokrat Parti Döneminde Suriye Sorunu

İkinci dünda savaşının bitmesini takiben, ABD ve Sovyetler Birliği arasında soğuk savaş başladı.

Sovyetler Birliği, Boğazların yönetiminde hak sahibi olması ve Ardaha’da toprak talebinde bulunması Türkiye’yi ABD ve batıya yakşamasına, NATO’nun şemsiyesi altına girmesine zorlar.

1947 yılında, ABD ve İngiltere’nin desteği ile İsrail devleti kurulur. Arap devletleri, İsrail’e karşı blok oluştururlar.  İsrail’e, karşı oluşan tepki Arap milliyetçilğini körükler.

İsrail, ABD ve İngiltere tarafından desteklenince, araplar kendilerini Sovyetler Birliğinin yanında bulurlar. ABD ve Sovyetler Birliği,  Ortadoğuda etki alanlarını genişletme mücadelesi başlar.   

ABD ve Türkiye’nin korkusu Suriye’nin bir Sovyetler Birliği’nin  uydusu haline dönüşmesidir. İşte bu sebeple Türkiye sürekli olarak Suriye’de olup bitenden haberdar olmaya çalışmıştır.

Ortadoğuda milliyetçilik akımının gelişmesi ile birlikte İngiltere, Ortadoğudaki nüfus etki alanlarının korumakta güçlük çekmektedir. İngiltere, Ortadoğuda etkisini sürdürebilmek için, içinde Türkiye’nin de olduğu “Ortadoğu Komutanlığı” kurmak istiyordu. Ancak Ortadoğu Komutanlığ düşüncesi gerçekleşmez.

İngiltere ve Fransa’nın sicilleri temiz olmadığı için, Ortadoğu Devletleri, içinde İngiltere ve Fransa’nın bulunduğu bloka şüpheyle yaklaşıyorlardı. Ortadoğu devletlerinin şüphelerini giderecek bir müslüman devlete ihtiyacları vardı. ABD ve yandaşları, 1952 yılında NATO’ya üye olan, savunma sistemini Avrupa ülkeleri arasında kurmayı düşünen Türkiye’yi biçilmiş kaftan olarak görüyorlardı.

Bağdat Paktı, Türkiye ile Irak arasında 1955 tarihinde imzalanan daha sonra İngiltere,Pakistan, İran ve ABD’nin gözlemci üye olarak katıldığı sözde Karşılıklı İşbirliği Anlatlaşması, özde (Sovyetler Birliğini çevreleyen Kuzey Kuşağı )  oluşturulur. Bağdat Paktının dışında kalan devletler Sovyetler Birliğinin etki alanına girer.

Sovyetler Birliği, 1956 yılında Suriye’ye silah ve mühimmat yardımında bulunur. Suriye, Sovyetler Birliği yakınlaşması Ortadoğuda ABD ve Avrupa devletlerinin çıkarlarının sonu olduğu bilirler. Suriye, kendisini batı yanlısı her türlü girişimlere kapatır. Suriye, Bağdat Paktı’na girmeyi ve 1957 ABD yardımlarını red eder.

Suriye, 1957 yılında Sovyetler Birliği ile 500 milyon Dolarlık “Ekonomik ve Teknik İşbirliği” anlaşması yapar. Bu yardımlarla Lazkiye’de bir liman ve altı havaalanı ve yollar yapar. Suriye artık ABD ve batı ile ilişkilerini tamamen koparmıştır.

13 Ağustos 1957’de Suriye Şam’daki Amerikalı iki diplomatı, “rejimi devirmeye çalışmak” suçlamasıyla sınır dışı eder.

Amerika’da Suriye’nin Washington Büyükelçisini “istenmeyen adam” ilan ederek cevap verir.

Türkiye’de 13 Eylül 1957’de Türkiye’de Sovyet deniz ataşesi Yarbay Alexandr Nikoleviç, onun muavini Binbaşı Mihail Lişçin ve şoförü Aleksi Maligo’yu İstanbul’da casuslukla suçlanıp “istenmeyen adam” ilan eder.

ABD, Adana hava üssüne askeri takviye yapar, Altıncı Filo’yu da Doğu Akdeniz’e gönderir.

Sovyetler Birliği’de karşılık vererek deniz gücüne bağlı bazı unsurları Ak Deniz’e gönderir ve Sovyetler Birliği gemileri Lazkiye Limanında demirletir.

Sovyetler Birliğinin, ABD’nin Türkiye’yi Suriye’ye saldırmaya teşvik ettiğini iddia eder, ABD ise Sovyetler Birliği, Suriye’yi Türkiye’ye saldırmaya teşvik ettiklerini iddia ederler.

İki süper güç olan ABD ve Sovyetler Birliği, Türkiye ve Suriye üzerinden bilek güreşi yaparlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir