İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Libya’nın Özgürleştiği Saçmalığı

Kral İdris el Sunusi, Türkiye ziyaretinde iken 1 Eylül 1969 günü Muammer Kaddafi, yönetime el koyar.

Muammer Kaddafi, ülkede bulunan ABD ve İngiliz askeri üslerini  kapatarak tüm silah ve cephanelere el koyar.

ABD’ye karşı tavizsiz siyaset izlemesi nedeniyle ABD  ile ilişkileri gerilir.

ABD, 1986 yılında Trablus, Bingazi kentlerinde Muammer Kaddafi’nin başkanlık sarayını bombalar 40 kişiden fazla insan ölür, Kaddafi yara almadan kurtulur.

Muammer Kaddafi, Filistin sorununun  her zeminde  kararlılıkla savunur. 

Muammer Kaddafi, İsrail’in ve ABD’nin politikalarına karşı duruşu ile boy hedefi olur.

23 Ağustos 2011 günü Başkent Trablus’un düşmesi ve 20 Ekim 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin öldürülmesi ile Libya’da kaos başlar.

Libya’da iç savaşın başladığı tarih olan 17 Şubat Devrimi” dedikleri Muammer Kaddafi’ye karşı iç savaşın başladığı gün’ü özgürlüğe kavuştukları gün olarak kutlandı.

Başkent Trablus’un Şehitler Meydanın’da toplanan gruplar 17 Şubat’ı özgürlüğe kavuştuğunu, takip dinleme ve fişlemelerden kurtulduklarını iddia ettiler.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz es-Serrac, 9 yıldır Libya halkının özgür ve onurlu yaşadığını iddia etti.

Libya, iç savaşından sonra UMH Başbakanı Fayiz es Sarac, ülkenin üç parçaya bölündüğünün farkında değil galiba. Dünya’da en azılı teröristlerin libya’ya para karşılığı savaşmaya geldiğini görmüyor. Emperyalist ülkelerin Libya’nın yeraltı zenginliklerine konmak için 9 yıldır kardeş kanını akmasını körüklediklerinin farkında değil.

Libya’da 17 Şubat’ı Devrim olarak kabul etmesi, insanların aklına Deniz Gezmiş’in mahkemede hakimle girdiği diyaloğu  getiriyor. “İdamla yargılanırken ”Neye gülüyorsun” diye soran hakime ”Duvarda adalet yazıyor, ona gülüyorum” der.

Bende Libya’nın özgürleştiği saçmalığına sadece gülüyorum.  

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir