İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Arap Birliği Kararı Konferans Salonunda Kalır

2 Ağustos 1990’da Irak’ın, Kuveyt üzerinde tarihsel hakları olduğu iddiasıyla bu ülkeyi işgal etti. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, Kuveyt’in işgalinin ardından ilhak ettiğini açıkladı.

Arap Birliği, Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında olağanüstü yaptığı toplantıda Irak’ın kınanması ve derhal Kuveyt’ten çekilmesi kararını aldılar. Bu toplantıda Arap Birliği Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’i destekleyenler ve ABD’yi destekleyenler olarak ikiye bölündü.

Saddah Hüseyin’in ilhak kararı batılı devletlerin bölgedeki ekonomik çıkarlarını tehlikeye soktu. Batılı ülkeler Saddam Hüseyin’i Kuveyt’ten çıkarmak için “Çöl Kalkanı” isimli operasyonu yapabilmek için acilen 33 devletin katıldığı bir koalisyon kurdular. ABD’nin başını çektiği koalisyona ABD, Arjantin, Avustralya, Bahreyn, Bangladeş, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Çekoslovakya, Danimarka, Fas, Fransa, Güney Kore, Hollanda, Honduras, İspanya, İsveç, İtalya, Kanada, Katar, Kuveyt, Macaristan, Mısır, Nijer, Norveç, Pakistan, Portekiz, Romanya, Senegal, Sierra Leone, Singapur, Suriye, Suudi Arabistan, Türkiye, Umman, Yeni Zelanda ve Yunanistan katıldılar.

Koalisyona Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Mısır, Katar, Kuveyt, Suriye, Suudi Arabistan, Umman Arap Birliği üyesi  ülkeler askeri ve ekonomik destek verdiler.

Arap Birliği bölünmüşlüğüne rağman tarihinde aldığı kararın arkasında durarak aldığı kararı uygulayabildi.

Arap Birliği tarihinde çok önemli kararlar almıştır. Bu kararlardan en önemlileri  1967 Ağustos sonunda yapılan Hartum zirvesinde alınan kararıdır. Arap Birliği, İsrail’in Filistin topraklarını işgaline karşı çıkarak “Müzakere yok, tanıma yok, barış yok”  çok radikal kararı alabilmiş ancak bu kararı konferans salonunda kağıt üzerinde kalmıştır, hayata geçirilememiştir.

Arap Birliği, tarihinde kendi üyelerine yaptırım gerektiren kararları rahatlıkla alabilmiş, zaman zaman da uygulamıştır. Bunlardan bazıları (Mısır ve İsrail 1978 yılının Eylül ayında Camp David Sözleşmesini imzaması ) üyelikten çıkarılması, Irak’ın (Kuveyti işgali nedeniyle) üyelikten çıkarılması, Suriye’nin (2011 yılında Arap Baharı’na karşı koyması nedeniyle) üyelikten çıkarılması gibi bir çok kararı kendi üyelerine uygulayabilmiştir.

Arap Birliği, üyelerinin çıkarlarını korumak için, Arap Birliği üyesi olmayan hiç bir ülke için aldığı kararları uygulayamamış, uygulatamamıştır.  

 ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Kudüs bölünmeden İsrail’in başkenti olmasını öngören “Yüzyılın Anlaşması” adlı çözüm paketinin yayınlanmasını takiben Arap Birliği olağan üstü toplanarak, “ABD Başkanı Donald Trump’ın Yüzyılın Anlaşması planını reddettiklerini, bu anlaşma metnini asla tanımakacaklarını” ilan ettiler.

Gerçek olan karar almak değil, alınan kararların uygulanabilirliğinin olup olmadığı önemlidir. Alınan bir kararın uygulanması için arkasında fiili  (askeri, ekonomik, siyasi ve diplomatik) gücün olması gerekir.

Arap Birliğinin, her kararında olduğu gibi bu kararıda konferans salonunda kalmaya, her Arap Birliği üyesininde İsrail’le askeri, ekonomik, diplomatik  ilişkilerini daha ileri seviyede çıkarmaya çalışacaklarından şüphem yok.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir