Arguvandan

Çayı kavurayım mı?

Cumhuriyetin ilanında sonra uzun yıllar savaş ortamında yaşayan halk da işsizlik ve yoksulluk nedeniyle huzursuzluk artmıştı. Bu huzursuzluğu devrin hükümeti konuyu TBMM’ye getirir. İsmet İnönü’nün ısrarlı takibi ile  Doğu Karedeniz Bölgesinin işsizlik sorununu çözmek için  yapılan görüşmeler sonucunda 1924 yılında çay kanun çıkarılmıştır. Rize ili ve  Borçka ilçesinde Fındık, Portakal, Mandalina, Limon ve Çay Yetiştirilmesi hakkında karar alınarak üretim desteklenir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında çay üretimi ve tüketimi yayılmaya başlar.

Anadolu’nun gariban köylerinden birinde, köylünün biri şehire gittiğinde misafire ikram etmek üzere bir paket çay ve az bir miktar şeker alır.

Bir gün misafir gelir. 

Misafir eve buyur edilir, hal hatır sorulduktan sonra evin beyi eşine seslenir: “Hanım bize bir çay yap” der.

Evin hanımı çay yapmayı bilmez, hemen ocağa suyu koyar, çayı kaynatır ve süzer, çayın suyu gitmiş posası kalmıştır.  Hanım eşine seslenir “Herif  çayı kavurayım mı yoksa yoğutlayayım mı?” der.

Bey eşine seslenir “Biz çayın suyunu içeceğiz“ der.

Kadın, “çayın suyunu eşeğe verdim, eşek bile içmedi.Siz nasıl içecektiniz” der.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir