Arguvandan

Kanal İstanbul’a İtiraz Çözüm Değil

Kanal İstanbul Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu 24.12.2019 günü askıya çıktı. ÇED raporu  on gün süre ile askıda kalacak, ÇED raporu askıda kaldığı sürece itiraz edilebilecektir.

İktidar boğazlarda gemi trafiğini rahatlatmak için kanal’ı yapmak zorunda olduklarını söylüyorlar.

Boğazlardan gemi geçişlerden ücret alarak ülke ekonomisine katkı sağlayacaklarını ifade ediyorlar.

Günümüzde boğazlardan geçen her gemi için ton başı 0,90 ABD doları alınıyor,

Kanal yapılması halinde bu ücretin 5,5 ABD dolarına yükseltmeyi düşünüyorlar.

Boğazdan geçen gemilere istediğiniz ücreti kabul etmediğinde ne yapacaksınız?

Boğazlar, uluslar arası su yolu olduğu unutulmamalı.

Uluslar arası su yollarını trafiğe kapatma yetkiniz varmı?

 İstatistikler ortada 2007 yılında 56.606 gemi geçmiş.

2013 yılında 46.532

2017 yılında 42.978

2018 yılının ilk dokuz ayında 30.352

2019 yılının ilk dokuz ayında 30.352 gemi geçiş yapmış.

Bu geçen gemilerin beşte birini petrol tankerleri oluşturuyor. Boğazdan gemi geçişlerinin sayılarında   her geçen yıl düşüş yaşanmaktadır. Karadenize kıyıdaş ülkelerinden deniz yolu ile dünyaya petrol sevkiyatı tankerler yerine petrol boru hatları ile yapılmaktadır. Sürmekte olan petrol boru hatları tamamlandığında bu rakamlar daha da aşağıya düşecektir. Bu nedenle boğazlarda gemi trafiğinde bir azalma yaşanacaktır. Bu bilgiler devletin resmi kurumlarında mevcuttur.

Halkımız Kanal İstanbul’a neden karşı.

İstanbul’un su havzalarının yok olmasını istemiyor

İstanbul’un ekolojik dengelerinin bozulmasını istemiyor.

Ülkemiz halkı, ülkemizi için çok önemli olan, Montrö Boğazlar Sözleşmesini tartışmaya açtırmak istemiyor.

Halkımız, ülkemizin çıkarına olmadığını düşündüğü Kanal İstanbul’a yatırım yapmak yerine,  üretime yatırım yapılmasını istiyor.

Kanal İstanbul’a harcanması düşünülen 75 milyar Türk Lirasının, üretime yönelik harcanması halinde milyonlarca işsize iş olanağı sağlanacağını inanıyor.

Halkımız, Karadeniz’in Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile bir barış denizi olarak kalması istiyor.

Halkımız, Kanal İstanbul’un,  yapılması halinde karadenize kıyıdaş ülkelere karşı kötü niyetli devletlerin donanmalarının cirit atmalarına engel olunamayacağını düşünüyor.

Daha bir çok nedenden dolayı halkımız ÇED raporuna itiraz ediyor, Kanal İstanbul’un yapılmasına karşı duruyor.

İşte bu nedenlerden dolayı, halk akın, akın ÇED raporuna itiraz için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne koşuyor.

Ancak, halkımızın bu itiraz dilekçelerinin okunacağına,  dikkate alınacağına, sonuç vereceğine inanmıyorum.

Halkımızın itiraz gerekçelerinin bir çoğu  ÇED raporlarında ve devlet arşivlerinde mevcuttur.

Kanal projesini ortaya atan, projeyi hazırlayan ve yapılmasına karar verenler halkın istek ve itirazlarına kulaklarını tıkamılşar.

İktidar, Kanal İstanbul projesini yapmaya karar vermiş, geri dönüşü yok, itirazlarla yapılmak istenen sadece formailteleri yerine getirmekden başka bir şey değildir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir