Arguvandan

AKP, ABD ve Cemaat

AKP, ABD ve Cemaat

ABD, 1 Mart tezkeresinin TBMM’de kabul edilmemesinin sorumlusu olarak TSK’yı görür. 

Kuzey Irak’ta bulunan, TSK özel harekat timinin varlığından,  ABD destekli PKK ve türevi terör örgütleri rahatsız olurlar.

ABD, TSK’yı Kuzey Irak’tan çıkarmak ve 1. Mart tezkeresinin faturasını TSK’ya ödettirmek ister.

4 Temmuz 2003 tarihinde Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde bulunan TSK’nin özel harekat timinin başına ABD’li askerler tarafından çuval geçirilerek esir alınır.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 21 Şubat 2008 günü PKK’lılara karşı Kuzey Irak’ta düzenlenen operasyon ABD’nin baskısı ile 29 Şubat 2008 günü son verilir.

AB ve ABD’nin PKK ve benzeri terör örğütlerine yaptıkları destekler, Türkiye’yi ve AKP iktidarını rahatsız eder. Bu rahatsızlık nedeniyle ABD ve AB ile Türkiye’nin arası açılmaya başlar.

ABD, Türkiye’deki operasyonlarını cemaat kanalı ile yaptığı iyice su yüzüne çıkar. Ülkemizde, TSK’ya karşı ABD destekli cemaatin kumpas operasyonları başlar.

12 Eylül 2010 referandumundan sonra ABD kontrolündeki cemaat güç zehirlenmesi yaşar ve AKP iktidarından karşılanamayacak taleplerde bulunur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 21 Kasım 2013 günü Cemaatın en etkin ve en büyük gelir kaynağı olan dershanelerin kapatılacağını açıklar.

ABD destekli cemaat 17-25 Aralık 2013’de hükümet’in bazı üyelerine yargı yolu ile operasyon başlatır. AKP operasyonu yasal düzenlemelerle boşa çıkartır.

AKP ile ABD destekli cemaatin güç mücadelesi iyice kızışır, bir birlerine adeta savaş açarlar.

22 Mayıs 2016’da Ahmet Davutoğlu Hükümeti istafa eder.

Foreign Policy: “ABD, Ankara’daki adamını kaybetti. Başbakan Davutoğlu, Washington’un kapalı kapılar ardındaki müttefikiydi” yorumu yapılır.

15 Temmuz 2016 günü cemaat mevcut AKP Hükümetine karşı darbe girişiminde bulunur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Emniyet teşkilatının ve halkın ortak mücadelesi ile  darbe girişimini bastırır.

20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal ilan edilir. Olağanüstü hal’in verdiği yetkiye dayanarak Hükümetin yayınladığı KHK’lar la terör örgütlerinin ve ABD’nin kolları ve kanatları kesilir.

2002 yılından başlamak üzere 2016 yılına kadar ABD ve AB tahhüt ettikleri hiç bir sorumluluklarını yerine getirmemesi ve üzerine 15 Temmuz darbe girişimini yaşayan AKP, ABD ve AB’den uzaklaşarak Avrasya’ya yaklaşmaya başlar.

Türkiye içindeki kolları birer birer kesilmesinden rahatsız olan ABD, AKP içinde yeni operasyonlara başlar.

AKP içerisinde Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık, AKP Genel Başkanlığı yapan Ahmet Davutoğlu’ndan aykırı sesler çıkmaya başlar. Aykırı sesler Ali Babacan ve çok önemli görevlerde bulunan daha bir çok ağır toplarından yükselmeye başlar.

AKP’yi kendisinden ve batı bolkundan koptuğunu, artık bütün olarak yanına çekemeyeceğini anlayan ABD yeni arayışlara girer. ABD, Türkiye’yi Atlantik bloğunda tutmak için AKP’yi iktidardan indirmekten başka çaresi olmadığını düşünür. Mevcut muhalefetlerin AKP’yi iktidardan indiremeyeceğine inanan ABD, AKP’yi bölme konusunda faaliyete geçer.

ABD ve AB tarafından desteklenen,  Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın yeni parti  kurma çalışmaları bütün hızı ile devam eder.

Kurulma çalışmaları devam eden partilerin görevi, ABD ve NATO’dan uzaklaşan ülkemizi tekrar ABD ve AB eksenine sokmak olduğunu düşünüyorum.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir