İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Komşular Arasındaki Huzursuzluk Tatlıya Bağlanır

Anadolu halkı, köylerinde  tek katlı evlerinde  komşuları rahatsız etmek akıllarına gelmeden koşar, oynar istediği gibi gönlünce yaşarlardı.

Anadolu’da çok hızlı şehirleşme başlayınca, şehirde yaşamanın kültürünü almadan,köylüler akın akın şehirlere taşınırlar, köylerde yaşadıkları hayatı aynen şehirde yaşamak isterler.

Çok katlı apartmanlara yerleşen köylüler dairelerinde istedikleri gibi koşup oynarlar. Ancak şehir köy gibi değildir, alt komşu, üst komşu, yan komşu değişik zamanlarda çalıştıkları için rahatsız olurlar. Rahatsız olan komşular,  bir gün, beş gün komşuluğun hatırı için rahatsızlıklarını dile getirmek istemezler.

Komşunun gürültüsü dayanılmaz hale gelince evin hanımı, durumu ailenin reisine, komşuların çok gürültü yaptığını, komşulardan rahatsız olduklarını eşine ifade eder, Ailenin erkeği, siz bu işe karışmayın ben gider konuşurum bir daha rahatsız etmezler der.

Aile Reisi kısa süre sonra  komşunun kapısını çalar, komşu merhaba nasılsınız, iyimisiniz der hal ve hatırdan sonra komşu siz bu apartmana taşınalı her gün cevizmi kırıyorsunuz, çekirdekmi kırıyorsunuz,ne yapıyorsunuz, biz komşuyuz, bizim çocuklarında içi çekti biraz verebilirmisiniz bizim çocuklarda kırsın der. Kısa süre sessizlikten sonra iyi akşamlar dileyerek ayrılır evine gider.

Yaptıkları gürültüden çevreyi rahatsız ettiğini anlayan komşu, bir daha gürültü yapmaz, yüksek sesle müzik dinlemez. Komşular arasındaki huzursuzluk böylece tatlıya bağlanır.  

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın