İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türk Eğitim Sisteminin Sorunları ve “FULBRIGHT”Anlaşması

27 Aralık 1949 tarihli anlaşma 13.03.1950 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisince 5596 sayı ile kabul edilerek kanunlaşır.
Türk, ABD eğitim işbirliği anlaşması 5596 sayılı kanun olarak 18 Mart 1950 tarih ve 18116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer.Anlaşma gereği ABD ile Türkiye Hükümetleri arasında Eğitim Komisyonu Kurulmasının esaslarını belirleniyordu. Komisyonun üyelerinin ve komisyonun tüm proje giderleri (Buna ABD’li uzman ve diğer görevliler dahil) Türkiye tarafından karşılanacaktı.
Eğitim Komisyonunun, dört kişinin T.C. vatandaşı, diğer dör kişinin de ABD vatandaşı olmak üzere sekiz kişiden oluşması, komisyon başkanının ise, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi komisyonun fahri başkanı olacaktı. Komisyon kararlarını oy çokluğu ile alacak, oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı vermesi hükme bağlanmıştı.
Anlaşmanın isim babası 1946-1953 yılları arasında ABD Senatörü olarak görev yapan William Fulbright’dır. Amerikan karşıtlığının yüksek olduğu ve yeraltı kaynaklarınca zengin ülkelerde eğitim ve kültürel değişim yolu ile ülkeler arası ortak bir anlayış geliştirmeyi amaçlayan projesi ABD parlamentosunda kabul edilir.
ABD başkanı Truman’ın bu projeyi 27 Şubat 1946’da Kahire’de İsmet İnönü ve ABD Başkanı Truman arasında imzalanır. Bu projenin lokomotifi ABD olduğu için projenin uygulanacağı ülkelerin eğitim ve kültürlerini, ABD ‘nin eğitim ve kültürü ile uyumlu hale getirmek anlamına geliyordu.
Fulbright Anlaşması olarak da anılan bu anlaşmanın amacı, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programını belirlemek. Ayrıca ABD’de eğitim alacak Türk yöneticileri yetiştirmek, yurtdışında eğitim alacak , Türk öğrenci, öğretim üyesi ve kamu görevlilerini seçmek, eğitim ve diğer giderleri için burs vermek olarak belirlenmişti.
ABD 1947’den bu güne kadar Türk eğitim sistemine olan ilgisi sürekli artmış, kitap yazımı, ders proğramları, eğitim politikası konusunda bir çok kararlar almış, Türk eğitim sistemi bu komisyon tarafından yönlendirilmiştir.
1994 yılında Türk Eğitim Sistemine yön veren “Milli Eğitimi Geliştirme” komisyonun da görev yapan 60 personelden üçte ikisi Amerikalıydı.  
Türk eğitim sisteminin 1950’den sonra sık sık değişmesinin, eğitimde istenilen başarının sağlanamamasının başlıca nedenlerinden olan Fulbright anlaşmasının yürürlükten kalkması bir zorunluluk haline gelmiştir. Kamu kurum ve kuruluşlarında görev alacak personellerde yurt dışında eğitim alan bürokrat ve bilim adamlarının atamalarında tanınan önceliğe de son verilmeli.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri kendi bürokrasisinde görev alacak personellerini kendisi eğitmeli, eğitim politikasını kendisinin belirlemesi bir zorunluluk olduğunun farkına varmasının zamanı çoktan geldi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın