Arguvandan

Her Bunalım Dönemi Kendi Diktatörünü Yaratır

ABD ve AB emperyalizmi, Ortadoğu’da ve Türkiye üzerinde kurgulanan oyunun başarıya ulaşabilmesi için,  Cumhuriyet Halk Partisinin sürdürdüğü antiemperyalist çizgisi bir engel olarak görmekteydiler.

Mevcut CHP yönetiminin değiştirilmesi, ABD ve AB politikalarına fazla itiraz etmeyen, AB ve ABD yanlısı bir yönetimin oluşması arzulanmaktaydı. CHP yönetiminde demokratik yöntemlerle değişiklik yapmalarının mümkün olmadığını gören karanlık kişiler, kurumlar antidemokratik yöntemleri uygulamaya koydular.

Bir kaset komplosu sonucu 10 Mayıs 2010 günü CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP Genel Başkanlık görevinden istifa eder.

CHP’nin 22 Mayıs 2010 günü yapılan Olağan Genel Kurulunda Kemal Kılıçdaroğlu oy birliği denebilecek bir çoğunlukla CHP Genel Başkanı seçilir.

CHP, parti üye ve delegeleri Kemal Kılçdaroğlu’nun çalışma ekibini kurabilmesi için olabilecek en iyi çalışma olanağı sağlaması için el birliği ile herkes yardımcı olur.

Kemal Kılıçdaroğlu, partiye ömrünü vermiş ne kadar CHP ilkelerine bağlı üye ve yönetici varsa bir yolunu bulup yönetimden uzaklaştırır.

CHP’ye ömründe oy vermemiş, CHP’nin kapısını ve programını tanımayan kişiler partinin her kademesinde görevlendirilirler.

2010’dan sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bu uygulamalar, demokratikleşme adına yaptığını ifade eder.

Kılıçdaroğlu şimdiye kadar yaptığı tüm kurultaylarda benim delegem, benim, adayım, benim listem söylemine önem verdi. Tüm üyelerin katılımı ile demokratik delege seçimleri yerine masa başında delege yazım yöntemini uyguladı. İl, ilçe ve büyük kurultaylarda sürekli genel merkez listesi diye ifade edilen listeler çıkarıldı. Çarşaf liste olarak girilen seçimlerde anahtar liste uygulamasına gidilerek tek belirleyici genel merkez olduğu görüldü.

2010’dan bu güne demokratik bir yönetim sergilediğini ifade eden Kemal Kılçdaroğlu “Hak, Hukuk, Adalet” sloganı ile Ankara’dan İstanbul’a kadar yürüdü.

Demokrat, olduğunu iddia eden Kemal Kılçdaroğlu, bir yandan  hak, hukuk, adalet savunucusu oluyor. Bir yandan da partide “Kim kavga ederse o partiden ayrılmak zorundadır. Biz onu partide tutmayız.” İfadesini kullanabiliyor.

Her bunalım dönemi kendine özgü diktatörünü yaratır.

Kaset komplosu ile CHP’de oluşturulan yapay  bunalımda kendi diktatörünü yarattı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir