Arguvandan

Benim Memurum İşini Bilir

Zamanın birinde Turgut isminde  bir  müsteşarı varmış, yıllarca devletin üst kademesinde görev yaptığı için devlete hakimmiş. Bir gün aniden ordu darbe yapmış yönetime el koymuş.

 Herkes ne yapacağını bilmiyor, sıkıyönetimin baskısı altında inliyormuş.

Halk bu korkuyu atlatmadan, Turgut maliyeden sorumlu Bakan olmuş.

Artık ülkenin tüm mali sorunları ile Turgut ilgilenecekmiş. Turgut ekonomiyi düze çıkarmak, kasada fazla para bulundurmak için, çalışanların maaşlarına piyasa şartlarından daha az zam yapmak ve devlete ait mal, mülk, arsa, fabrika, şirket ne varsa özelleştirme adı altında satmak için planlar yapmış.

Yeni yılın bütçesini yaparken çalışanlara çok az zam yapmış. Çok az zam yapıldığını göre gazeteciler bir toplantıda Turgut’a sorarlar.

Gazeteci: Sayın Bakan, bu bütçede memurlara çok az zam yapmışsınız, memurlar nasıl geçimlerini sağlarlar.

Bakan Turgut: Benim memurum işini bilir, onlar geçimlerini yaparlar.

 Turgut bir kanun çıkartarak memurların, ek iş yapma, şirket kurma, ticaretle uğraşmakla ilgili yasağı kaldırmış.

Turgut, kayıt dışında ne kadar mal varlığın varsa, nereden, nasıl kazanmış olursan ol, eğer kayıt altına aldırırsan hiç kimse sorgu, sual  soramayacak diye bir kanun daha çıkarmış.

Bunun üzerine memurların maaşlarının kat be kat üzerinde kazançlarının olmasında bir sakınca olmayınca işini bilen bazı memurlar şirketler kurmuşlar, özelleştirme ihalelerine girmişler, ticaretle uğraşmışlar, kısa sürede milyoner, milyarder memurlar türemiş.

Üç bin lira maaş alan bir memur, on bin liralık bir şirketi kurabilir olmuş, kısa sürede şirketin sermayesini bir milyon liraya yükseltmiş, ne yaptın, nereden aldın, nasıl yükselttin diye soran olmamış.

Benim memurum işini bilir demiş ya bir defa, o memurda işini bilmiş.

İşini bilmeyen memurda zamların altında  inim, inim inlemiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir