Arguvandan

Allah Gözlerini Doyursun

Tarihin birinde bir ülkeye demokrasi gelmiş. Demokrasi öyle bir şeymiş ki bilmeyenlere şöyle anlatırlarmış, herkes eşit olacak, kimse kimsenin hakkını yemeyecek, herkes bir birinin hakkına saygılı olacak,devletin imkanlarından herkes eşit faydalanacakmış.

Siyasi partiler kurulmuş çeşit, çeşit,  her partinin bir adı varmış, hele birinin adı halka şirin görülmek için adaletle başlıyormuş.

Bu partinin adı Adalet’le başladığı için halk da adalete susadığı için, bu partiyi iktidara getirmiş. Bu partide Hilmi diye biri varmış. Hilmi çok adil birisi imiş asla hak yemezmiş, ya da halk öyle biliyormuş. Seçimlerde halk Hilmi’yi seçmiş  milletvekili yapmış. Hilmi o kadar bilgili, başarılı, güvenilir biriymiş ki, ardından  hemen bakan olmuş.

Demokrasi bu ya halk sevmiş  üç dönem milletvekili seçmiş, aynı zamanda uzun süre bakanlık yapmış.

Kanunlar Allah yapısı değil ya Milletvekilleri bir kanun çıkarmış bir dönem milletvekili olan en üst dereceden emekli maaşı alırmış. Halk 55-60 yaşlarında emekli olurken, yaş sınırı aranmadan, Hilmi emekliliğe hak kazanmış.

Kanun bu ya adı adaletle başlayan partide üç yıl üst üste milletvekili olanlar bir daha aday olamazlarmış. Bizim Hilmi ne yapsın boş mu kalsın? ailesi var, çoluk çocukları var nasıl geçim yapsın?

Hilmi bu kadar yeteneğini halka hizmet olarak, halkın yararına değerlendirmek için belediye başkanlığına aday olmuş. Hilmi belediye başkanı olmuş, ancak belediyede israf çok fazlaymış, belediyeyi dizayn etmek istemiş.

Bizim Hilmi tasarruf yapmak amacı ile bir günde muhalif 17 işçinin işine son vermiş, aynı gün bitmeden 65 yandaş işçiyi tekrar işe almış.

İşçilerin asgari ücretten biraz fazla maaşı gözüne gelirmiş.

Ancak kendisinin 15 bin liralık  belediye başkanlığı maaşına ilaveten, milletvekilli emekliliğinden aldığı 14 bin Liralık maaşı  yetmezmiş, ek iş yapmaya karar vermiş. Milyonlarca genç işsizin olduğu bir ülkede, Hilmi kısa sürede bir çok yerde iş başı yapmış.

Kısaca Hilmi, başkanı olduğu belediyenin iştiraklerinden birinde, yönetim kurulu üyeliğinde de göreve başlamış, ayda 10 bin Lira ücretle.

Bir GSM şirketinin yönetim kurulu üyeliğinde de göreve başlamış, 20 bin Euro maaş +200 bin Lira hacırah alırmış.

Ayrıca bir telekomünikasyon şirketi yönetim kurulu üyeliğinden 10 bin Euro alırmış.

Bunlarda yetmeyince ne yapsın Hilmi çaresiz kalmış.

Yabancı bir devlet bankasının yönetim kurulu üyeliğinde de işe başlamış ayda 20 bin  Lira maaş alırmış.

Bizim Hilmi bu ağır şartlarda zar zor geçimini sağlamaya çalışıyormuş.

Bizim Hilmi maaşın azlığından şikayetçi olan asgari ücretlilere şöyle dermiş, ” Bu asgari ücretlilerin gözü doymuyor, Allah gözlerini doyursun .”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir