Arguvandan

CHP’nin İktidar Olamayışından, Devşirme Siyasetçiler Sorumlu

Tunç Soyer doğduğu yerde durduğunda eline bir şey geçmeyeceğini anlamış olacak ki, kendisini Avrupa Birliğinin kucağına atmış.

Tunç Soyer, Avrupa Birliğinin desteği ile hak etmediği makama gelmiş ve eline de bir mikrofon vermişler, konuş konuşabildiğin kadar demişler.

Hani bir söz vardır, “doğduğun yermi, doyduğun yermi vatanın?” diye.   Asil insanlar doğduğum yer vatanım derler. Doyduğum yer vatanım diyenler farklı bir kategoride değerlendirilir.

Tunç Soyer, doğduğu yeri değilde, doyduğu yeri vatan olarak benimsediği için Kıbrıs konusunda Mustafa Akıncı, Mehmet Ali Talat, gibi konuşmasında bir sakınca görmüyor. Bu nedenle, Tunç Soyer, rahatlıkla aşağıdaki düşünceleri paylaşabiliyor.

Tunç Soyer:”Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakırsak, en doğrusu bu olacak. Ancak hiç bırakmıyoruz. Herkes Ada’nın bir tarafından çekiştiriyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Kıbrıs’ın jeopolitik önemini falan bir kenara koyup, adayı Kıbrıslılara bırakmak lazım. Kaderlerini kendileri belirlemeli. Ben iki halkın barış içinde yaşamalarından, birlikte karar üretmesinden yanayım. Herkes çok fazla müdahil oluyor, sadece Türkiye değil. Filler tepişir, çimenler ezilir. Onlar tepişiyor. Olan Kıbrıslılara oluyor.” diyebiliyor.

Tunç Soyer’in düşünceleri, Türkiye Cumhuriyetinin ve Kuzey Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına hizmet etmiyor.

Kıbrıs konusundaki Tunç Soyer’in düşünceleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün Kıbrıs konusundaki ‘‘Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için çok önemlidir…’’düşünceleri ile de çelişmektedir.

Kıbrıs’ta, İngiltere’nin iki tane üssü var, Fransa üs kurmak için gayret sarf ediyor, ABD onbin kilometre uzaktan üs kurma düşüncesinde, İsrail dahi üs kurma hayalinde iken biz neden bırakıp çıkalım.   

Tunç Soyer’in bu düşünceleri, Ege denizinin karşı tarafının (AB-ABD)  düşünceleri ile bire bir örtüşüyor. Bu düşünce ne Ege denizinin doğusunun düşüncelerini, ne de mensubu bulunduğu siyasi partinin kuruluş felsefesi ile örtüşmemektedir.

Tunç Soyer, bu düşüncelerinden dolayı mensubu olduğu partiye büyük zarar vermektedir.

 Hiç bir siyasi figürün Cumhuriyetin kurucu partisine zarar verme hakkı ve yetkisi yoktur. Bu kişi ülkemizin üçüncü büyük şehir in belediye başkanı olsa dahi. 

Cumhuriyetin kurucu partisi  devşirme siyasetçiler sayesinde milli konulara dört elle sarılamıyor. Milli konularda net duruş sergileyemeyen partiden, halk uzaklaşıyor.

Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP’nin iktidara gelemeyişinden, CHP sorumlu değil, CHP’yi yöneten TR705, AB beslemeleri , yetmez ama evetçi , devşirme siyasetçiler sorumludur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir