Arguvandan

İki Kafadar

Yoklukların, kıtlıkları olduğu, ekmeğin karne ile verildiği bir dönemde,  Yusuf ve Rüştü isimlerinde  iki kafadar,  ailelerini geçindirmek için çalışır, çalışır ancak  ailelerini doyuracak ekmeği bulmakta zorlanmışlar. Bir gün yokluk bu iki arkadaşın canlarına tak eder. Yokluktan, yoksulluktan kurtulmak için farklı bir iş yapmaya karar verirler. Düşünürler, düşünürler bir iş gelmez akıllarına.

Düşünürken bir gün Rüştü,  buldum, buldum diye bağırır.

-Yusuf, neyi buldun Rüştü der?

-Ailemizi geçindirecek bir ekmek kapısı buldum?

-Nedir Rüştü,  söyle bakalım?

-Olur mu? acaba ne dersin bilemiyorum.

-Söyle bakalım neden olmasın, çocuklarımız evde açların dan ölecek değil ya,  On’ları doyuracaksa elbette olur.

-Bilemiyorum, nasıl söylesem mi?

-Söyle Rüştü, söyle beni meraktan çatlatma.

-Yusuf gel şu camiyi soyalım, aldığımız eşyaları satar çocuklara ekmek yemek alırız der.

-Tamam  Rüştü,  gel soyalım der.

Akşam olur, herkes evine gidip yattıktan sonra, bizim iki kafadar camiyi soyarlar. Sabah camiye gelenler bakarlar ki cami soyulmuş, Jandarmaya haber verirler.  Jandarmanın kısa bir araştırmasından sonra camiyi soyanların Rüştü  ile Yusuf olduğu anlaşılır. Jandarma Rüştü  ile Yusuf’u gözaltına alır. Kısa sürede iddianame hazırlanır mahkemeye çıkarılırlar

Hakim huzuruna çıkan Rüştü ve Yusuf ‘a  hakim sorar.

-Anlatın bakalım, camiyi hanginiz soydunuz?

İkisi birden biz beraber soyduk hakim bey derler.

-Hakim bey sorar, Hiç cami soyulur mu? cami Allah’ın evi, hem çok günah, hem de cezası çok  der.

-Rüştü, evde çocuklar açtı, yiyecek bir şeyleri yoktu, mecburen camiyi soydum, aldığım halıları , kilimi satarak çocuklarıma ekmek aldım der.

-Hakim Bey, peki soyacak başka bir yer bulamadınızmı da, camiyi soydunuz?

-Rüştü , ben Allah’ın kuluyum, Allah’ın evi dururken başkasının evini neden soyayım. Hani derler ya,  Allah yarattığı kulun rızkını verir diye, bende rızkımı bulamayınca gittim Allah’ın evinden aldım der. Bu bir hırsızlık falan değil hakim bey, biz hırsızlık yapmadık der.

Hakim bir süre düşünür, bir daha yapmayın der ve iki kafadarın beratına karar verir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir