Arguvandan

Arap Birliği ve Kararları

Arap Birliği’nin Tarihçesi; 1936 yılında Suudi Arabistan ile Irak arasında yapılan saldırmazlık anlaşması ile temeli atılmıştır. Daha sonra 1944 yılında  Irak, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Lübnan ve Suriye’nin kurucu üyeler olarak  İskenderiye Protokolü ile Arap Birliğinin temeli  atıldı.

Arap Birliğine Üye Ülkeler: Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, BAE, Umman, Yemen, Kuveyt, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya, Sudan, Somali, Filistin, Cibuti, Komorlar.

Arap Birliğinin Amaçları: Üye devletlerin arasındaki ilişkileri güçlendirmek, üye devletlerin bağımsızlıklarının korunması için politikalar oluşturmak ve Arap devletlerinin çıkarlarını korumak olarak özetlenmesine rağmen asıl amaç İsrail düşmanlığı olmuştur.

Arap Birliği 75 yıllık tarihinde kuruluş amacına yönelik faaliyetlerinde başarı sağlayamamıştır. Kuruluş amacının başında gelen İsrail devletinin kurulmasına engel olmaktı. Ancak Arap Birliği, İsrail’in kuruluşuna engel olamamıştır.

Arap Birliği ülkeleri aldıkları karaları ile üye devletlerin faaliyetleri sürekli çelişmiştir.

Birlik içerisindeki devletlerin  barış ve huzur içinde yaşaması mümkün olmamıştır.

Birlik içinde ülkeler, sürekli olarak bir birleri aleyhinde komplo planları yapmış,  zaman,  zaman hayata geçirmeye çalışmışlardır. Bu tavırları Arap ve Müslüman devletler arasında yoğun çatışmalara neden olmuştur.

Arap Birliği içerisinde aldıkları kararlar gereği her devletler bir numaralı düşman olarak İsrail’i tarif ettilersede,  Arap Birliğine üye devletlerin en büyük düşmanları İsrail değil, birlik üyeleri olmuştur. Bu kapsamda Suriye hiç bir zaman israil’le dost olmamıştır.

Arap Birliği Devletleri İsrail’i güvenilir olarak görmüşlerdir. Suriye dışındaki bu devletler İsrail devletini tanımışlardır. İsrail ile ekonomik , siyasi ve ticari ilişkilerini geliştirmişlerdir.

Birlik kendi içerisinde tutarlılığı yoksa, aldığı kararlarında bir bağlayıcılığı ve etkisi olmaz.

Arap Birliği Genel Sekreteri  Aboul Gheit, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı  ile ilgili “İşgal ve Suriye’nin egemenliğinin ihlalidir” ifadelerini içeren kararının bir anlam ve önemi yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir