Arguvandan

Türkiye,Suriye Sorunları ve ABD

Suriye resmi adı “Suriye Arap Cumhuriyeti, ” ülkemizin 911 kilometre  ile en uzun sınırı olan güney komşumuzdur.

Suriye  1916 yılında yapılan Sykes-Picot Antlaşması’yla önce İngiltere’nin hakimiyetine verilmesi tasarlanmış, daha sonra İngiltere ve Fransa arasında yapılan antlaşma ile Fransa’ya devredilmiştir.

 Fransa, döneminde Suriye’de bir manda rejimi kurulmuştur. Suriye Mandası, Fransa’nın idaresinde çeşitli etnik ve dini gruplara dayalı devletlere bölünmüştür. Şam Devleti, Halep Devleti, Nusayri merkezli Alevi Devleti, Dürzi merkezli Cebel el-Dürzi, sonradan Türkiye Cumhuriyeti’ne katılan Hatay Cumhuriyeti ve Lübnan Devleti olmak üzere 6 yapılı yönetim oluşturulmuştur.

Fransa, 1937’de Şam Devleti, Alevi Devleti, Halep Devleti ve Cebel el-Dürzi Devleti’ni tek bir yönetim altında birleştirmiştir.

 Osmanlı parçalanmasından sonra yeni ulusal kimlikler,sosyal sınıflar, etnik yapılar ortaya çıkmış, bu etnik ve sosyal grupların bir kısmı anlaşarak, bir kısmı çatışarak varlıklarını devam ettirmişler. Fransa 2. Dünya savaşı sırasında kendi nüfuzu altında kalmak şartı ile 1941 yılında yarı bağımsızlık tanır.

İkinci dünya savaşı devam ederken Fransa Suriye’den çekilir.  Manda yönetimine karşı olan  Şükrü el kuvvetli  1943 yılında  Suriye’nin ilk cumhurbaşkanı  seçilir.

Suriye 1946 yılında  Birleşmiş Milletler’e Suriye Arap Cumhuriyeti olarak katılır. Suriye Akdeniz’in doğusunda yer alır. Komşuları kuzeyde Türkiye, doğusunda Irak, güneyinde Ürdün, güney batısında İsrail ve Lübnan’ile çevrili bir ortadoğu ülkesidir.

Suriye Arap Cumhuriyeti’nin  etnik yapısı:

% 77-83 Arap 

% 7-8 Kürt 

% 5-6 Türk

% 2 Ermeni

% 1 Çerkes

% 1 diğer

Dini gruplar: 

Sünni (% 74)

Nusayri (% 12)

Hristiyan (% 10)

Dürzî (% 3) 

 Türkiye ile Suriye Arap Cumhuriyeti  arasındaki başlıca sorunlar;

Suriye’nin, Türkiye’ye karşı örgütlere verdiği destek.

Hatay, Fırat ve Dicle nehirlerinden kaynaklanan  su sorunu.

Türkiye’nin batı blokta yer alması ve Suriye’nin doğu blokta yer alması

1980’den sonra Suriye’nin PKK’ya verdiği desteklerden kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi Suriye’nin kuruluşundan bu güne kadar aramıza  üçüncü bir devlet girmemiştir. Üçüncü bir devletin girmesini gerektiren bir durumda yoktur.

2011’de Suriye’de iç savaşı çıkartan ABD,Ülkemiz tehdit oluşturan terör örgütlerini destekleyen ABD, yıllarca görüştüğümüz ülke ABD, proje üretmesini istediğimiz, anlaşmak istediğimiz önemli ülkelerden bir ABD dir.

2011’den bu güne kadar yanlışa devam ediyoruz. Asıl görüşmemiz gereken 1943 yılında kurulan ve 1946 yılında Birleşmiş Milletlere üye olan Suriye Arap Cumhuriyeti’dir.

ABD 2011’den günümüze kadar Suriye’den ülkemize tehdit oluşturan terör gruplarına elli bin tırdan fazla silah yardımı yaptı. ABD bu terör örgütlerine neden bu kadar yardım yapıyor, ABD bu terör örgütlerinin neyi oluyor.  Terör örgütleri ile ABD’nin ilişkisini bir fıkra ile anlatmak  istiyorum.

“Çobanın birisi, kurtlara karşı kahramanlık gösteren köpeğine bir koyun bağışlamış.

Olacak ya, o günlerde köpek ölmüş, fakat çoban sözünden dönmemiş.

Köpeğe adanan koyun ise habire doğurmuş da doğurmuş, olmuş ayrı bir sürü. Çoban bunları ne yapacağını bilememiş.

En sonunda mahallin hakimine gitmiş, bu köpeğin mirasının kime kalacağını sormuş.

O da allem etmiş, kallem etmiş, kitapları karıştırmış; sonra da mirasın kendisine kalacağını söylemiş.

Büyük bir yükten kurtulan çoban derin bir nefes alıp ferahlamış,

 “hemen sabahleyin köpeğin koyunlarını sizin eve getireceğim” demiş.

Adam tam kapıdan çıkacağı zaman aklına bir şey takılmış, geriye dönerek sormuş:

“Hakim bey, Ben bu sürüyü size getireceğim getirmesine de, aklıma takıldı;

Sen bizim köpeğin nesi oluyorsun?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir