Arguvandan

Deprem Gerçeği ile Yüzleşmeliyiz

İstanbul’da  26.09.2019 günü saat 13.59’da yerin 12,6 km altında 5,7 büyüklüğünde deprem oldu.

 “Son iki günde meydana gelen 4.6 ve 5.7 büyüklüğündeki iki depremin Kumburgaz fay segmentinin uç noktasında olması durumun kritikliğine işaret etmektedir.”

Bir başka bilim adamı “Bilimsel göstergelere dayanarak, mevcut sismik aktivitenin dikkatle takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması yönünde hareket edilmelidir” 

İTÜ ayrıca Avcılar-Kumburgaz fayının suskunluğunun bozulmasının ciddiye alınacak bir uyarı niteliğinde olduğunun altını çizdi.

Bilim adamları bu uyarıları kime yapıyor, devlet yetkililerine mi, yoksa halka mı?

Kime yapılıyor bu uyarılar?

Yoksa kim üzerine alırsa ona mı?

Depremden korunmak için, depremden önce tedbir alınmalı. Ülkemizde, bu güne kadar 1947, 1953, 1961, 1968, 1975, 1998 ve halen yürürlükte olan, 2007 yıllarında olmak üzere, tam 63 yılda 7 kez revize edilen deprem yönetmenliği  kağıt üzerinde kalmamalı, uygulanmalıdır. Devlet yayınladığı yönetmenliği uygulayabilseydi şu an depreme dayanıksız bir tek bina olmazdı.

 Depremden öncesi alınacak önlemleri AFAD yayınladı.

Yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenmelidir.

Kaygan ve ovalık bölgeler iskana açılmamalı, gevşek toprağa sahip meyilli arazilere konut yapılmamalı.

 Yapılar deprem etkilerine karşı dayanıklı inşa edilmelidir.

İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalı.

Dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine bina yapılmamalı.

Çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlarda bina yapılmamalı.

Mevcut binaların dayanıklılıkları artırılmalı,

gibi bir çok maddeyi sıralamak mümkün.

Devlet yayınladığı bu yönetmenlikleri titizlikle uygulamalı, uygulamayanlar hakkında devletin meşru gücün kullanmalı.

Deprem yönetmenliğine uymayan yerlere inşaat ruhsatı vermemeli, kaçak yapıları yıkmalı, yıktırmalı ve inşaatta kullanılan malzemeleri titizlikle kontrol etmelidir. Malzemeden çalan müteahitlere uygulanacak cezalar caydırıcı olmalıdır. 

Devlet 1999’dan sonra kalıcı hale getirilen deprem vergilerini deprem yatırımları dışında kullanmamalıdır.

Sadece deprem eğitimi ile depremin etkilerinden kurtulmayı düşünmek; harabe olan bir binayı boya ile yenileneceğini, depreme dayanıklı olacağını  düşünmek gibi bir şey olur.

Depremle yaşamayı öğrenmek, eğitmek önemlidir. Ancak halkımızda deprem bilincinin aşılamak müteahitlere çalmamayı öğretmek, hatır, gönü için  ruhsat vermeyi engellemek, kullandığı malzemeyi iyi analiz etmesini sağlamak ve bunların sorumluluklarının farkında olmakta önemlidir.

Eğitimin yanında, binaların fiziki şartlarını da iyileştirme adımları atmak geleceğimize duyduğumuz güveni arttıracaktır. 

Depremin etkilerinden korunmak için, Deprem Gerçeği ile Yüzleşmeliyiz. Deprem esnasında değil, depremden önce alınan tedbirlerle korunmak mümkündür. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir