İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Talat Aydemir ve Başarısız Darbe Girişimi

Talat Aydemir 1917 Bilecik doğumlu,1940 yılında Harp Okulu ve 1954 yılında Harp Akademisinden mezun oldu. 1960’da kurmay albay 1962’de Harp Okulları Komutanlığına atandı.

1945 yılında ülkenin çok partili döneme geçmesi ile birlikte iktidar olanların muhalefetteki  partilere yasaları eşit uygulamamaları nedeniyle subaylar da, sivil aydınlar gibi politika ile ilgilenmeye başlamışlardı. 1946-1960 döneminde yapılan  seçim hileleri askerleri iktidara karşı tepkiye yönelterek ihtilal amaçlayan teşkilatlar kurulmaya başlanmıştı.

Talat Aydemir 27 Mayıs 1960 askeri müdahale esnasında yurt dışı görevde olması nedeniyle müdahaleye katılamamış, dolayısı ile Milli Birlik Komitesinde yer alamamıştı.

Milli Birlik Komitesinin içinde,  ‘‘işleri düzelttikten sonra’’iktidarı sivillere bırakmayı amaçlayan birinci grup ile askeri müdahaleyi kalıcı kılma, devleti ve toplumu yeniden düzenleme çabası içinde olan ikinci bir grup oluşmuştu. Artık Ordu’da kutuplaşmalar açık açık konuşuluyordu, bir grup diğerini tasfiye etme çabası içerisine girmişti. Talat Aydemir Harp Okulları Komutanlığına atanmış ve  görevi gereği  daha da güçlenmişti düşüncelerini daha açık ifade edebiliyordu.

27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinden sonra 1961 seçiminin hazırlıkların başlaması Talat Aydemir’de 27 Mayıs devriminin hedefine ulaşmadığını düşüncesi oluşur. Sivil iktidarların referandumları tamamlayamayacağı  görüşü ağır basar. 15 Ekim 1961 seçimleri AP ve CHP’nin birbirlerine yakın oy almaları ve ikisinin de tek başına hükumeti kuramamaları Talat Aydemir’i haklı çıkarır.

 19 Ocak 1962’de Genelkurmay Karargahında, “Genişletilmiş Komuta Konseyi” toplantısı yapılmıştır. Toplantıya Kuvvet Komutanları, Ordu ve Kolordu Komutanları ile Generaller, hükumetin desteklenmesi ve askeri müdahale heveslerinden vazgeçilmesini öneriyorlardı. Toplantıya katılan Talat Aydemir ve birlikte hareket eden Albaylar, öneriye katılmadıklarını,  bir askeri müdahalenin gerekliliğini belirtiyorlardı. Ancak yapılacak bir müdahalenin emir-komuta zinciri içerisinde yapılması gerektiğini, başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere Generaller yer almalıydı düşüncesini ifade ediyordu.

1961 yılının Mart ayında Faruk Güventürk , Faruk Gürler’in liderliğindeki generaller ve Ankara’da  Kurmay Albay Talat Aydemir’in liderliğinde Silahlı Kuvvetler Birliği kurulmuştu. Silahlı Kuvvetler Birliği o kadar güçlenmişti ki , MBK  şeklen var ama fiilen hükmeden güç Silahlı Kuvvetler Birliği idi.

Başbakan İsmet İnönü,  aldığı istihbaratla kendisine karşı darbe hazırlığında bulunan subay ve assubayları, doğuda görevlendiren kararnameyi imzalar. Tayin kararları  22 Şubat’ta askerlere bildirilir  ve ne olduysa o gün olur.

22 Şubat 1962 günü Olayları izlemek için Başbakan, Bakanlar, Parti liderleri, Genelkurmay Başkanı Çankaya’da köşkünde toplantı halindeydi. Bu arada Fethi Gürcan emrindeki birliklerle harekata katılır. Cumhurbaşkanlığı  Muhafız Alayı’da Talat Aydemir safına geçer, Cumhurbaşkanlığı kuşatılır, Fethi Gürcan, Talat Aydemir’i arayarak köşktekileri enterne etmeye hazır olduğunu ifade eder;  Aydemir ise, hepsinin serbest bırakılmasını emreder; Talat Aydemir bu emirle harekat üstünlüğünü kayıp eder.  İsmet  İnönü Köşk’ten çıkarken; “İşte şimdi kaybettiler” diye gülümsemiştir.

Talat Aydemir harekatın durdurulabilmesi için; Cumhurbaşkanından şu şartların gerçekleştirilmesini istemişti:  Kendisi ile birlikte emekliye sevk edilen arkadaşlarının yerlerine dönmesi, 200 milletvekilinin milletvekilliği düşürülmesini ya da Meclis’in feshini,ayrıca Anayasanın bazı maddelerinin düzeltilmesi, istemiştir. Cumhurbaşkanı ve Hükumet bu şartları kabul etmemiştir. İsmet İnönü  Silahlı çatışmaya yol açmazlarsa affedebiliriz. Aslında cezaları kurşuna dizilmektir. Kendilerini emekliye sevk edeceğim.”  demiştir.

Harp Okulu karargahından, Hükumete gelen son mesaj da, “Cezai müeyyideler tatbik edilmediği takdirde teslim olunacağı” bildirilmişti. Talat Aydemir ve arkadaşları emekli edilerek TSK ile ilişkileri kesilmiş ve silahlı çatışmaya girmedikleri için af edilmişlerdir.

Talat Aydemir’in birinci darbe girişimi böylece son bulmuştur.

20-21 Mayıs 1963 tarihinde ikinci kez darbe girişiminde bulunan Talat Aydemir başarısız olması nedeniyle  Fethi Gürcan ile birlikte tutuklanarak yargılanırlar.Talat Aydemir ve Fethi Gürcan idama mahkum edilirler.

26 Haziran 1964’de sabaha karşı 03.30’da Fethi Gürcan’ın idam hükmü infaz edilmiştir. Fethi Gürcan’dan bir hafta sonra (5 Temmuz 1964) Talat Aydemir idam hükümü infaz edilmiştir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir