Arguvandan

Allah Kimseyi İşsiz Etmesin

Hüseyin Bey vardı apartmanda alt komşum. 

Evli, iki oğlu henüz lise çağlarında.

Hüseyin Bey eşinin emekli maaşı ile ailesinin geçimini sağlardı.İşsizlik bu ya gelir olmayınca sosyal aktivite de olmuyor haliyle.

Akşama kadar apartmanın önünde bekler, her gelen geçenle bazen merhabalaşır, bazen şakalaşır, çoğu zaman da dövüşürdü.

Komşumun her günü bu şekilde geçerdi.

Bir gün  dayanamadım sordum,

Hüseyin Bey, her geçenle tartışıyorsun neden dedim?

Ne yapabilirim, sabah kalktım gidecek bir işim yok diye cevap verdi.

Ardından İhtiyaç çok, cüzdanda para yok, çocuklar okula gidiyor; defter yok, kitap yok, kalem yok diye ekledi.

Hanımın emekli maaşı yetmiyor, psikolojim bozuk, her gün uykularım kaçıyor.  Yokluğun verdiği stresle apartmanın önüne iniyorum. Biraz moral bulurum ümidiyle, ama olmuyor, olmuyor.

İşine giden, işinden gelen insanları gördükçe daha da psikolojim bozuluyor, ben de elimde olmadan laf atıyorum her gelen geçene.

İşte böyle komşu diyor, işsizlik bir dert, yokluk bir dert, haksız yere insanları kırmak ayrı bir dert.

Haksızım, insanları kırmamalıyım biliyorum ama ne yapabilirim?

Benim yerimde siz olsanız, ne yapardınız?

Belki de siz benden de daha kırıcı olurdunuz, haksız mıyım?

Allah kimseyi yoklukla terbiye etmesin, hele hele kimseyi işsiz etmesin.

Az kazanmak, çok kazanmak  önemli değil, insanların deşarj olması şart diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir