İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İran İslam Cumhuriyeti Ve ABD

İran’da enflasyon ve gelir dağılımındaki adaletsizlik had safhaya varmıştı. İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi 1977’de çıkardığı bir kanunla kendi partisi dışındaki tüm siyasi parti faaliyetleri yasakladı. 

Ülkede güveni kaybeden Şah’a karşı, yoğun sokak eylemleri başladı. Şah’ın en yakın dostları olan ABD ve İngiltere’nin destekleri, Şah’ın koltuğunu korumasında başarılı olamadılar. Şah, 16 Ocak 1979 günü ülkesini terk ederek ABD’ye sığınmak zorunda kaldı.

4 Kasım 1964 yılında  Türkiye’ye sürgüne gönderilen Humeyni, Türkiye’de yaklaşık 1,5 yıl kaldı. Daha sonra Humeyni  Irak’a sürgüne gönderildi.  Irak’ın Necef kentinde  6 Ekim 1978 yılına kadar talebe yetiştirdi. Humeyni’nin Irak’da bulunmasını istemeyen Şah, Irak devlet başkanına baskı yaparak Humeyni’yi  Fransa’ya sürgüne gönderilmesini sağladı.

Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin ülkeyi terk etmesi üzerine, Şii molla Ayetullah Humeyni  1 Şubat 1979’da İran’ döndü.  Ayetullah Humeyni ‘yi  kimilerine göre 2 milyon kişi karşıladı. Humeyni’yi karşılayanlar arasında her kesimden insanlar vardı. 11 Şubat 1979’da Humeyni taraftarları yönetimi ele geçirdiler.

30 Mart 1979’da İran İslam Cumhuriyeti’nin ilanı için halk oylaması yapıldı. 1 Nisan 1979’da İran İslam Cumhuriyeti resmen kuruldu. İran’da halk tarafından anti emperyalist, şeriat esaslarına dayalı yönetim şekli benimsendi. 

Humeyni yönetimi Şah’ı yargılamak için ABD’den iade talebinde  bulundu. Ancak İran’ın iade talebine ABD olumlu yanıt vermedi.

Humeyni yönetimi Şah’ın iadesini gerçekleştirmek için, Tahran’daki ABD Büyükelçiliğini 4 Kasım 1979’da  işgal ederek konsolosluk görevlilerini rehin aldı. 20 Ocak 1981’e kadar süren rehine krizinde,  ABD kurtarma operasyonu yaptı ise de başarılı olamadı.  

ABD ve İran ilişkileri bugüne kadar bir daha düzelmeyecek derecede bozuldu.

İran yönetimi  ABD ve dış dünyanın baskısına dayanabilmek için iç cepheyi birleştirmeyi  başardı. İran ülke savunmasına büyük önem verdi.  İran Silahlı kuvvetleri, polis teşkilatının yanına birde, Devrim Muhafızları Ordusunu kurdu.

İran’da kullanılan sanayi ürünleri ABD menşeliydi. Buna savunma sanayi de dahildi. ABD , İran’a her türlü ambargo uyguladı. ABD kendisine  karşı direnen  İran’ı zorlamak için Irak’ı kışkırtarak 22 Eylül 1980’de,  10 yıl süren,  İran, Irak savaşını başlattı.  On yıl süren savaşın sonunda  kazanan olmadı. İran, Irak eski topraklarına çekilerek barış yaptılar.

ABD’nin ağır ambargosu ve baskısı altında kalan İran, kendi savunma sanayisini  geliştirme çabasına ağırlık verdi. Böylece dışa bağımlılıktan kurtulacağını düşünüyordu ve büyük oranda başarılı oldu.

Günümüze kadar  devam eden, ABD baskısına  boyun eğmeyen İran, bölgenin en güçlü ülkeleri arasına girmeyi başarmış gözüküyor.    

 

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir