İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Okumak, Anlamak ve Uygulamak

Okumak; yazıya geçirilmiş bir metni seslere çevirmek, o metni sesli veya sesiz ifade etmektir.

Okuma’nın tek başına fazla bir anlamı bulunmamaktadır. İnsanlar anlamlarını bilmedikleri bir çok metni okuyabilir, ancak anlamadığı metnin zihninde karşılığı bulunmayınca o metinde anlatılmak isteneni tam olarak anlayamaz. Yani anlamını bilmeden okuyan kişi sadece okumak için okumuş olur.

Anlamak; İnsanlar okudukları metinlerin, dilini, kelime anlamını tam olarak bildiklerinde anlatılmak istenen metnin insanların zihninde hayat bulmasına anlama denir.

Okumak tek başına bir anlam ifade etmediği gibi, okumadan da anlamak mümkün değildir. Öyle ise okumak ve anlamak terimlerini birlikte düşündüğümüzde bir anlam ifade edebilecektir.

İnsanların doğruya, iyiye, güzele daha çabuk erişebilmek için insanlık tarihi boyunca başarılarını, tecrübelerini kayıta geçirirler buna bilgi denir.

Bir somut bilgi, iki soyut bilgi olmak üzere iki çeşit bilgi vardır.

Uygulama; bir düşünceyi, bir tasarıyı ya da bir kuramı gerçekleştirme,hayata geçirme işidir.

Somut bilginin oluşabilmesi için okumaya, anlamaya ihtiyaç vardır. Daha da önemlisi okuduklarını, anladıklarının uygulanmasına,hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır.

Okuduğunu anlayan, anladığını uygulayan insanda daha iyiye, daha güzel nasıl erişirim düşüncesi oluşur. Somut bilgi’de çoğalma, üreme eylemi gerçekleşir.

Yüce Allah’ın Cebrail’ile Son peygamberimiz olan Hz. Muhammed’e OKU,OKU,OKU diye nida göndermesindeki amacı, insanların sadece okuması değil, okuduklarını, anlamaları ve anladıklarını uygulamalarını emretmiştir.

Okuma fiili, anlama ve uygulama fiillerinin bir birini tamamlamasıyla sonuçlanır. Okuma, anlama ve uygulama fiillerinden biri eksik olursa bu üç eylemden istenen sonuç alınamamış olur.

Okuduklarını anlamayan insanların Allah’ın emirlerini yerine getirmesine imkan yoktur. Kuran’da yer alan ayetler Allah’ın emirleridir. Allah’ın emirlerini uygulamaktan başka yolu yoktur, bu emirleri uygulayabilmek için sadece Kuran’ı okumak değil, okuduğunu anlamak zorunludur.

İnsanların bilgi edinmeleri için okumanın dışında, dinleme ile de bilgi edinme olanakları vardır.
Okumak biraz zor bir eylemdir. Okumayı yazmayı, araştırmayı sevmeyen kişiler dinlemeyi tercih ederler. Dinlemeyi tercih eden kişiler tek merkezden yönetilir.

Dinleme ile edinilen bilgiler genellikle soyut bilgilerdir. Soyut bilgiler, genellikle anlatan kişi ya da kişilerin hayal dünyasının ürünüdür. Soyut bilgiler özgür düşüncenin önünde engeldir.

İktidar gücünü elinde bulunduran kişiler toplumu rahat kontrol edebilmeleri, siyasetlerini topluma daha rahat anlatabilmeleri için toplumları dinletme yöntemi ile bilgilendirmeyi seçerler.

Bu siyasetçiler dinlemenin ciddi bir iş olduğuna halkı inandırmak için devasa binalar, ibadethaneler yaparlar, halka ücretsiz hizmet verdikleri yalanını yayarlar.

Bu bilgilerle yetişen toplumlar, doğru ve gerçeği sadece kendilerine anlatan kişilerin bildiğine inanırlar. Anlatan kişilerin dışında ki diğer kişilerin hepsinin yalan, yanlış bilmektedir diye düşünürler.

Az okuyup çok dinleyen kişiler, çok bildiklerini düşünen kişilerdir. Bu kişiler beyinlerinin birilerinin işgali altında olduğunu farkında olmazlar.

Dinlemekle bilgi edineceklerini düşünen insanlar, toplumun en cahil ve en tehlikeli insanlarını oluştururlar.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir