Arguvandan

İdrisi Bitlisi ve Alevi Katliamı

İdrisi Bitlisi, Mevlana Hüsameddin Ali-ül Bitlisi’nin oğludur. Bitlis’te 1452 veya 1457 yılında doğduğu 1520’de öldüğü  tahmin edilmektedir.

Akkoyunlu Devleti’nde Uzun Hasan’ın oğlu Yakup Bey’in  Hükümdarlığı döneminde sarayda divan katibi olarak görev yapmıştır.

Osmanlı Sultanı II. Bayezıd’ın Memluklulara karşı kazandığı başarı üzerine, Akkoyunlu Hükümdarı Yakup Bey adına tebrik mektubu yazar.

II.Bayezıd tebrik mektubunu beğenmesi üzerine İdris Bitlisi’yi sarayına davet eder. II.Bayezit ,İdrisi Bitlisi’ye sarayda  önemli görevler verir.  II.Bayezit döneminde Osmanlı imparatorluğunun hanifi mezhebini devletin resmi dini (Mezhebi) olarak kabul eder.

Anadolu da bulunan Türk ve Alevi halk Hanifi mezhebinden hoşlanmazlar. İran’da kurulu bulunan Alevi Türk  Safevî  devleti ile sıkı ilişkilere girerler.

Safevi devletinin Anadolu’daki siyasi faaliyetlerinden rahatsız olan İdrisi Bitlisi rahatsızlığını II.Bayezıd’a bildirir, ancak sonuç alamaz.

Osmanlı Sultanı II.Bayezıd, oğlu Yavuz Sultan Selim tarafından 1512 yılında tahtan indirimesi ve Yavuz Sultan Selim’in padişah olması ile İdrisi Bitlisi tekrar harekete geçer.

Yavuz Sultan Selim’i 1514 yılında doğu seferine ikna eder.  İdrisi Bitlisi 1514 yılında Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail arasında yapılan savaşta kürt’lere derebeylik vermek şartı ile Yavuz Sultan Selim’i destekler. Bu savaşta Kürt’lerin desteğini alan Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail’i yenerek Safevi ordusunu İran’ın içlerine kadar kovalar.

Bu savaştan sonra Kürt’ler derebeylik statüsünü kazanırlar. Yavuz Sultan Selim mükafat olarak İdrisi Bitlisi’ye Osmanlı İmparatorluğunun en yüksek rütbesi olan Kazasker rütbesi ile ödüllendirir. Ayrıca doğu illerinin yönetimini İdrisi Bitlisi’ye bırakır. İdrisi Bitlisi, Yavuz Sultan Selim’den aldığı yetki ile 25 Kürt aşiretini bir araya getirir. Padişah Diyarbakır bölgesine beyler beyi olarak Bıyıklı Mehmet Ağa’yı tayin eder.  Böylece  Anadolu’da bulunan Alevi ve Kızılbaşları kılıçtan geçirme kararını işleme koyarlar.

Artık Doğu Anadolu’da Alevi ve Türk katliamının  önünde bir engel kalmaz. İdrisi Bitlisi ve Bıyıklı Mehmet ağa işbirliği ile katliam devam eder. Dağların erişilmez yerlerine çekilen Türk ve Alevilerin dışında kalan, 40 bini aşkın Alevi ve Türk kılıçtan geçirilir.(Talkan katliam’ında olduğu gibi)

Anadolu da bulunan Alevi ve Türkler hayatta kalabilmek için asimile olmayı kabul ederler. Baskı gören bu halkın bir kısmı Hanifi mezhebine geçer bir kısmı ise Kürt aşiterleri ile yakın ilişki kurarak Kürt’leşirler, bir kısmıda  dostluk kurmak, kirve olmak; kız alıp, kız vermek sureti ile hayatta kalmanın yollarını ararlar.

Anadolu’da yaşayan çok sayıda insanlarla konuşulduğunda 200-300 yıl önce dedelerinin veya dedelerinin dedesinin  Alevi olduklarını ifade ederler. Bir kısmının ise atalarının Türk olduğunu, Türk geleneklerini yaşattıklarını, şimdi ise farklı etnik kimliğe sahip olduklarını  görmek mümkün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir