Arguvandan

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Seçimi

Ceza kişilere ve ya topluma zararları olan kişi ve grupları ıslah edilmesi için kullanılan bir yaptırımdır.

Bir kişinin ve ya grubun yaptığı hatanın cezasız kalması, hatanın , suçun cezasının asıl suçluya değilse farklı toplum kesimlerine ödettirilmesi  insanların vicdanların yaralar.

31 Mart Yerel Seçimlerinde hukuksuzluğun yaşandığı iddiaları var. Bu iddialara dayanarak bazı kişi ve kurumların hatalı kararlar aldığı için bu kararların seçim sonuçlarını etkilediği belirtilmekte.  Seçmenin iradesinin sandık sonuçlarına doğru yansımadığı gerekçesi ile İstanbul Büyük Şehir Belediyesi seçimi iptal edildi.

31 Mart’ta yapılan bu seçimlerde aynı zarfa konan  dört pusuladan sadece birinin  hatalı bulunarak  iptal edilmesi diğerler oyların  kabul edilmesi toplumun vicdanını yaralamıştır. Böyle bir iptal kararını vicdanı olan hiç kimsenin kabul edeceği bir şey değildir.

Eğer ortada iptali gerektiren bir suç varsa mutlaka orada bir de suçlu vardır.

İptalin gerekçesi nedir?

Sandık kurullarının hatalı oluşturulması.

Sandık kurullarını kim oluşturdu?

Kim listeleri gönderdi?

Sandık kurullarını böyle oluşmasını kim onayladı?

İşte suç bu ise, suçlu da bu fiili gerçekleştirenlerdir.

Yani suçlu ortada, suçluyu başka yerde aramaya gerek yok.

Bu suçun cezasını halka yüklemeye gerek yok.

Sandık kurullarının oluşmasında seçmenin bir yetkisi, kusuru var mı ? Yok.

Siz seçmene;  seçim için gerekli ortamı hazırladım, buyurun gelin oyunuzu kullanın dediniz, seçmende geldi oyunu kullandı.

Sandıklardan istediğiniz sonuç çıkmayınca, bu olmaz sandık kurulları hata yaptı, seçimi iptal edelim dediniz.

Sandık kurulumu hata yaptı ? Yoksa sandık kurullarını oluşturanlar mı?

Sandık kurulları hata yaptı ise, sandıklarda  sizin partinin temsilcisi yok muydu?

Varsa temsilciniz neden müdahale etmedi?

Temsilciniz yoksa, neden göndermediniz?

Ortada bir suç, bir hata varsa, sizin ihmalinizden, eksiğinizden kaynaklanmaktadır.

Bu suçluyu, hatalıyı başka yerde aramanıza gerek yok, kendi kendinizde aramalısınız.

Suçluları bulup gerekli cezaları vererek haklın vicdanını rahatlamalısınız.

Sizin hatanızdan, eksiğinizden, ihmallinizden oluşan, suçun  cezasını topluma yüklemek hiç doğru bir hareket değil.

Demokratik ülkelerde insanların vicdanlarının huzur bulması için o suçlunun, suçluların bulunup gerekli cezaların verilmesi demokrasinin gereğidir.

Demokrasilerin olmazsa olmazları olan seçme ve seçilme hakkının kullanılmasıdır. İnsanların 31 Mart’ta ki ortaya çıkan halkın iradesini kabullenmek  her demokrat, çağdaş, hukukun üstünlüğüne inanmış kişilerin görevidir.

Sandık’ta tecelli eden halkın  iradesini  kabul etmemenin demokrasiyle, insanların vicdanı ile ifade edilmesi mümkün değil.  Burada seçmenlerin ikinci kez sandığa gitmelerini talep etmekle, siz  halka ” 31 Mat’ta benim adayımı seçmemekle hata yaptınız, biz seçimi yenilemekle sizin hatanızı telafi ediniz için fırsat yarattık”  diyorsunuz.

Peki 23 Haziran’da tekrar aynı sonuç çıkarsa ne olacak?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir