Arguvandan

Milletin Hizmetkarları

Orta çağ’da sosyal bir sınıf vardı, o sınıfın adı kölelik ti. Anadolu’da  ise 1950’lere kadar hizmetkarlık diye bir sınıf vardı.

Orta çağ’da köleler sadece karın tokluğuna çalışır, efendileri ne iş buyurursa onu yaparlardı. Adı kölelik olmasa da Anadolu’daki hizmetkarlık la eşit statü deydi.

Hizmetkar Arap’ça bir kelime olup Türkçe anlamı ise “uşak”dır.

Anadolu’da ağa, bey, şeyh ne iş buyurursa hizmetkarlar o işi yaparlardı. Hatta o hizmetkarlar bezen de “Tanırım sen ağamıza bol kazanç ver ki, ağam da bize versin” diye Tanrıya dua ederlerdi.

Ağa,  bey, şeyh kudretli olan kişi adı her neyse hizmetkarlara şöyle seslenirdi. “Karnınızı doyuruyorum, yılda bir top Amerikan bezi veriyorum, 100 teneke’de buğday (100 teneke buğday 1400 kiloya tekabül eder. Bu günkü değeri 1.820 TL Yani aylık kazançları 152 TL dir. Günlük ücreti ise 5 Lira 06 kuruş’dur) yetmiyor mu?” diye serzenişte  bulunurdu.

Bir karın doyurma karşılığında hizmetkarların tüm hakları, hukukları ellerinden alınmış, bir meta pozisyonuna getirilmiştir.

Hizmetkarların okuma,yazma, tasarruf yapma,  görüş belirtme gibi hiç bir hakları yoktu.

Günümüzde de siyasetçilerimizin (Milletin Hizmetkarları) alın teri ile çalışıp kazananlara, fakir insanlara bakış açılarında bir değişiklik olmadığı rahatlıkla görülmektedir.

Günümüz siyasetçileri  (Milletin Hizmetkarları) halka serzenişleri ise  şöyle olmaktadır.

“Karnını doyuruyorsunuz, her türlü ihtiyacını karşılıyorsunuz yine de oy vermiyor”

 “Öyle oy vermemişsin beton yol alacaksın, yok öyle. Oy veren en iyi hizmeti alacak, vermeyen alamayacak”

“Ne kadar oy o kadar hizmet.”

 “Bundan sonra oyu veren önce hizmeti alacak. Diğerleri en sonunda alacak” 

Bu gibi ifadeleri kullananlar alanlarda kendilerini Milletin hizmetkarı olduklarını ifade etmekteler.

Sevsinler sizin gibi Milletin Hizmetkarlarını.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir