Arguvandan

Ötekileştirme

Ötekileştirme aslında insanların yaşamında var olan bir duygudur. Ben’den olmayan, bizden olmayan, benim gibi, bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi yaşamayan, bizden farklı olan anlamında kullanılır.

Ötekileştirme her toplumda olduğu gibi bizim toplumlarda da vardır. Gelişmiş ülkelerde  ötekileştirmenin sınır ve kapsamını daha geniş tutmayı öğrenebilmiş, kavraya bilmişler. Gelişmiş ülkelerde;  ötekileştirme   kavramını ülke vatandaşları olanlar ve ülke vatandaşları olmayanlar olarak değerlendirirler.

Ötekileştirme kavramını;  az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerde daha dar kapsamlı kullanılmaktadır. Hakim sınıf,  kendisinden olmayanları ötekiler olarak ifade eder.

Aynı kültürü benimseyenler, farklı kültürden gelenleri  “ÖTEKİLER”  olarak ifade ederler.

Farklı ırktan olanlar, kendi ırkından olmayanları ötekiler olarak ifade ederler.

Farklı dinde olanlar, kendi dininde olmayanları öteki olarak görürler.

Farklı siyasi düşüncede olanlar, kendisi ile aynı düşünmeyenleri ötekiler olarak ifade ederler.

Kısacası “öteki” kavramı illeri, ilçeleri,ülkeleri karpuz gibi ortadan iki ye böler. Öteki kavramının olduğu yerde bizim, hepimizin kavramlarına yer verilmez. Bu durumlarda ifade şöyle olur “biz” ve  “ötekiler”.

Biz kavramını kullananlar daima iktidarda olanlar, güçlü, zengin olanlardır. Ötekiler olarak ifade edilenler ise muhalefettedir, iktidarın düşüncelerini kabullenmeyenler, hakim sınıfın yaptığını yapmayanlardır. Bu anlayış az gelişmiş ülkelerde  kamu kurum ve kuruluşlarında da kendini gösterebilmektedir.

Ötekiler kavramı kısa vadede hakim sınıfın yararına olur, hakim sınıf kendisinden olanları bir arada tutmak için kullanır. Ancak ulusal meselelerde iktidarla ötekilerin kucaklaşması sıkıntılı ve zor olur.

Ötekileştirme kucaklayıcı, kapsayıcı bir söylem olmadığı için, hakim sınıfla ötekiler arasında, büyük uçurumlar oluşmasına neden olur.  Bu uçurumlar zaman, zaman çatışmalara, terör eylemlerine neden olabilyor.

Örnek vermek gerekirse; Irak’ta, İran’da, Suriye’de, Libya’da,  Venezulela’da, Sudan’da yaşananlar insanları ötekileştirmenin sonucudur.

Devlet yönetiminde bulunanlar, insanları kutuplaştırmaktan, ötekileştirmekten uzak durmalı, toplumun birlikte yaşama arzu ve isteklerini güçlendirme istikametinde, kararlar alması devletlerin ve milletlerin  yararınadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir