Arguvandan

Mülteciler Ülkelerine Dönmeli

ABD  Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice, 7 Ağustos 2003’ta Washington Postgazetesinde  Ortadoğu’yu Dönüştürmek başlıklı bir makale yayımladı.  Makalede “22 ülkenin sınırları değişecek, bölünecek” der.

2010 yılında Arap Baharı olarak adlandırılan, sözde Arap halklarının demokrasi taleplerini  içeren ayaklanmalar başlar.

Mısır: Hüsnü Mübarek,  Libya: Muammer Kaddafi, Tunus: Zeynel Abidin Bin Ali, Yemen: Ali Abdullah Salih, yönetimleri kısa sürede el değiştirir.

Arap baharı adı altında gündeme gelen bu ayaklanmalar, bir emperyalist projenin ürünü olduğu  gerçeğini yaşayarak gördük. Bu projenin amaçlarından biri de, deviremedikleri yönetimlere karşı iç savaş çıkarmak.  Halklarını komşu ülkelere iltica etmelerini teşvik ederek, o ulusların demografik yapısını bozmak. Ulus devletlerin  genleri ile oynamak olduğunu anladık.

Suriye’de; kısa sürede Beşar Esad yönetiminin devrileceği ümidi,  Suriye halkına pompalanır. Suriyelilerin;  yönetime karşı ayaklanmaları, ABD ve partnerleri tarafından teşvik edilir. Yüz bini aşkın Suriye’linin  ülkelerini terk etmesi halinde,  Birleşmiş Milletlerin Suriye yönetimine müdahale ederek, Esad’ı iktidardan uzaklaştıracağı konusunda propağanda yapılır.

Kısa sürede çok sayıda  Suriyeli ülkelerini terk eder. Bunlardan dört milyon Suriye’li Türkiye’ye sığınır. Binlerce kadın, çocuk Akdeniz’in, Ege denizinin sularında boğulur. On binlercesi, dünyanın diğer devletlerinde mülteci olarak yaşamaya devam ederler.

ABD ve partnerleri, Suriye’de beklemedik bir dirençle karşılaşırlar, hesapları tutmaz. Suriye’de iç savaş dokuz yıldır devam etmekte, Beşar Esad hala ayaktadır. Beşar Esad;  yönetiminin devrilmesi için gün sayanlar dokuz yılda kazananın Beşar Esad olduğunu gördüler.

2010 yılından bu güne kadar dört  milyon Suriyeliyi misafir ettik. Resmi rakamlara göre otuz yedi milyar dolar para harcadık. ABD ve Avrupa ülkeleri; ciddi anlamda ellerini taşın altına koymadılar, boş vaatlerden başka bir şey yapmadılar. Aslan gibi genç dinamik Suriyeliler vatanlarını kurtarmak yerine, ülkemizde zevki sefa içerisinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ülkemizin milli gelirlerine ortak olmaktadırlar. Artık bu misafirliğin bitmesi, her kesin kendi vatanlarına dönme zamanın geldiğine inanmaktayız.

Bu günden itibaren  ülkemizde yaşayan mültecilere sağlanan,  ayni ve nakdi yardımlar, en azından  belediyeler tarafından kesilmeli.  Mültecilerin  yaşam alanları daraltılmalı. Yaşam alanları daraltılan,  sözde bu misafirler ülkelerine dönmeye zorlanmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir