Arguvandan

Demokrasiye Kıymayın Efendiler

Osmanlı Devleti,  1876’da I.Meşrutiyet ilan etti.  İlk Osmanlı Mebusan Meclisi  ise 1877 yılında açıldı. 14 Şubat 1878 tarihine gelindiğindeyse dönemin padişahı II.Abdulhamit tarafından meclis kapatıldı.

29 yıl sonra 1908’de yine dönemin padişahı  II. Abdülhamit zamanında Meşrutiyet yeniden ilan edilir.  Halkın yönetimde söz sahibi olması sağlanmaya çalışılır. Fakat bu durumda uzun sürmez ve parlemento  I. Dünya Savaşı’nın hemen ardından VI. Mehmet Reşat tarafından 1918’de kapatılır.

12 Ocak 1920’de toplanan Meclis, Anadolu hareketinden yana tavır aldı. 16 Şubat’ta Misak-ı  Milli beyannamesini  oy birliği ile kabul etti . 16 Mart’ta ise müttefik devletler İstanbul’u  işgal altına alarak Meclis başkanı Rauf Bey’i ve bazı mebusları tutukladı. 18 Mart’ta toplanan meclis kendini süresiz olarak tatil etti. Görevini yapamayan meclis de Sultan Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920’de tasfiye edildi.

Cumhuriyetin kurulması ile birlikte ülkede demokrasinin desteklenmesi adında adımlar atıldı. Bunlardan bazıları; Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışı, Türk Medenî Kanunu’nun kabulü, Soyadı Kanunu’nun kabulü, Türk Kadınlarına  Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesi gibi devrimler yapıldı.

Ülkemiz 1946’da çok partili sisteme geçerek demokrasinin tam anlamı ile yerleşmesi için önemli adımlardan birini daha atmış oldu.  Artık ülke yönetimine herkesin talip olacağı kimsenin ötelenmeyeceği, yeterli eğitimi gören, kendini yetiştirmiş, gerekli bilgi ve birikim sahibi olanların, ülkeyi yönetmesine olanak sağlayacağı, bir sisteme geçilmiş oluyordu.

Köyünde ve siyaset sahnesinde de bazen “çoban sülü” olarak anılan Süleyman Demirel  40 yaşında Adalet Partisi genel başkanı ve 41 yaşında başbakan oldu. Süleyman Demirel, 7 ayrı hükümette 10 yıl 6 ay başbakanlık  ve 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı. İşte Cumhuriyet böyle bir şeydir. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet kimsenin anasını, babasını sormaz, hak edeni  hak ettiği yere getiren bir devlet yönetim şeklidir.

Köyden on yumurtayla çıkan çocuğun öğretmen, subay, mühendis, milletvekili hatta cumhurbaşkanı olabildiği yönetime cumhuriyet denir. Hiç bir koltuk, makam ve mevki cumhuriyetten ve demokratik tutumdan daha  değerli değildir. Cumhuriyete ve demokrasiye kıymayın efendiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir