İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hayat bir yarışma, bir turnuvadır

Hayat bir yarışma, bir turnuvadır.

Turnuva da galipleri bir üs tura çıkar, mağlupları elenir.

Bu siyasette de böyledir, yenilenler daima elenirler.

İsmet İnönü, Bülent Ecevit’e yenilmiştir.

Deniz Baykal, Bülent Ecevit’e yenilmiştir.

Aydın Güven Gürkan, Deniz Baykal’a yenilmiştir.

Kamuran İnan, Süleyman Demirel’e yenilmiştir.

Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz’a yenilmiştir.

Deniz Baykal, Erdal İnönü’ye üç defa yenilmiştir.

Ne zaman ki, Erdal İnönü siyaseti bıraktı,  Deniz Baykal’ın önü o zaman açıldı.

Siyaset böyle, bir siyasetçi, rakibine karşı bir defa yenildi mi,  bir daha yenmesine rastlanamamıştır.

Bu durumda, daima yenilen siyasetçinin ısrarı niye?

Yakın tarihimizde de bu böyle oldu. 1994’den bu güne, girdiği her müsabakadan galip çıkan biri, ile 2009’dan itibaren sürekli mağlup olan bir siyasetçinin karşılaşmasında, kaçınılmaz olarak sonuç önceden bellidir.

Bir çocuk dahi iki kez yenildiği bir başkasının karşısına kolay kolay çıkmak istemez.

Bu kadar yenilgi grafiği yüksek birini, tekrar, tekrar sahaya sürme gücü iradesi kimde?  Kim yapıyor, kim yaptırıyor?

Bu kadar, mağlubiyetten sonra, tekrar sahaya çıkma iradesini gösteren kişinin, hiç mi düşünme kabiliyeti yok?

Bu kadar basit olayları kavrama yeteneği yoksa, ülkeyi nasıl yönetecek?

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın