İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarihten Ders Alalım

Kuzey Afrika ve Orta doğudaki  devletler İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın sömürgesi iken Birinci ve ikinci dünya savaşından sonra bağımsızlık mücadelesi vererek ulus devletlerini kurarlar.

Emperyalizmi ulus devletleri önlerinde  bir engel olarak görürler. Emperyalizmi yeni dünya düzeninde ulus devletlerin yerinin olmayacağına karar verirler.

7 Ağustos 2003 yılında The Washington Post gazetesinde Amerika Dış işleri Bakanı sözcüsü  Condoleezza Rice bir yazı kaleme alır.

Condoleezza Rice orta doğuda 22 ülkenin sınırlarının değişeceğinden söz eder.

Bu devletlerin ortak özelliklerinizden biri az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olması, bir özelliği ise İsrail karşıtlığı, bir diğer özelliği ise tek adam yönetimi olmasıdır.

Bu ülkeler her ne kadar, tek adam yönetimi olsalar da, birer ulus devleti’dirler.

Uzun  yıllar,  tek adam, yönetiminden rahatsız olmayan batı ve ABD, nasıl olduysa, aniden demokrasi aşığı oldular. Bu ülkelerde yaşayan 300 milyona yakın insanların  haklarını savunmak akıllarına gelir.

Bir merkezden düğmeye basılır.

2010 yılında Kuzey Afrika, (Libya,Fas,Tunus,Cezayir), Ürdün, Mısır, Suriye ve daha bir çok arap devletlerinde iç karışıklıklar başlar.

İç karışıklıklar nedeniyle, Kuzey Afrika ve arap ülkelerinde, sözde bir demokrasi rüzgarı eser.

İç savaşlar çıkar, emperyalist ABD ve Nato ülkeleri hiç bir gerekçe göstermeden son teknoloji silahları ile saldırırlar.

Birçok devletin yönetimleri değişir, bir çok devlet ise Libya gibi bölünmenin eşiğine gelir. Emperyalist saldırıya direnen Suriye’de  taş üstünde  taş kalmaz.

Emperyalizmin yalanlarına inanan, parasına aldanan, bir kısım Suriyeliler, emperyalizmin teşviki ve koordinesi ile ülkelerinin meşru iktidarına karşı savaşırlar. Kısa sürede sonuç almayı bekleyen bu insanlar, Beşir Esad ve iktidarını destekleyen halkın inançlı mücadelesi sonucu hezimete uğrarlar. İç savaşta yüz binlerce insan ölür,milyonlarca insan aç,susuz, sefil kalır.

Muhalif insanların çoğu komşu ülkelere sığınır, bir kısmı deniz yolu ile Avrupa’ya geçmeye çalışırlar ve Akdeniz’in mavi sularında kaybolur giderler.

Tarihten gerekli dersi almayan, ayrıntıları atlayan, görmezden gelen veya emperyalizmin sahte dostluklarına gereğinden fazla güvenen  uluslar için tarihin tekrar etmesi kaçınılmazdır.

Tarihten ders alalım, tarihimizi geleceğimize anlatalım.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın