İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Atatürk bugün gelse ne yapardı

Atatürk bu gün gelse ne yapardı?

sıkça sorulan bir sorudur. Neden sorulur niçin sorulur anlamıyorum.

Atatürk dün buradaydı, insanlık üstü bir görevi, bir zaman diliminde , yaşamını  tamamladı ve gitti bir daha gelmez.

Atatürk’ün bir daha gelmesini beklemek o’na olan özlemlerimizin bir göstergesi,  yansıması, dışa vurumu değil. Atatürk’e layık olamamanın bir ezikliğinden ibarettir.

Şunu herkes çok iyi biliyor ki Atatürk tarih sayfalarında yerini aldı,  bir daha gelmeyecek. Atatürk bir anlık olsun geldiğini düşünsek dahi o yeni gelen Atatürk gerçek Atatürk asla olamaz. O Atatürk’ün gerçek Atatürk olması için, Trablusgarp, Balkan savaşları, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar ,Büyük Taarruz’un  tamamının geri gelmesi gerekiyor. Çünkü Atatürk bu alanlarda, bu savaşlarda Atatürk oldu.

Atatürk’ü Atatürk yapan etle kemik değil, zaman ve şartlar içerisinde verdiği mücadele, kararlılık, ileri görüşlülük ve vatan sevgisidir.

Kimse Atatürk’ün tekrar gelmesini beklemek gibi bir hayal dünyasında yaşamasın. Kimse elini suya sabuna dokundurmadan  kendisini kurtaracak bir fedai aramasın.

10 Kasım 1938’den sonra insanlık onuruna yakışır bir toplum, bir birey, bir devlet olarak yaşamak istiyorsak kesinlikle herkes kendini Atatürk gibi hissetmeli, çocuklarını, torunlarını Atatürk örneğini alarak yetiştirmeli.

Atatürk tekrar gelmeyecek ama Atatürk gibi yetişen gençlik öncelikle şunları yapardı.

Bir ahtapot gibi ülkemize saldıran emperyalizmin kollarını keser, başını ezerdi.

Misak-ı Milli sınırları içerisinde her ne amaçla olursa olsun bir tek yabancı asker, askeri üs ve tesislerin varlığına müsade etmezdi,

Ülke savunmasında dışa bağımlılığı kabul etmez,  kendi milli savunma sanayisini kurardı.

Her fabrikayı bir kale olarak düşünen Atatürk, fabrikaları satmak değil, ülkenin her köşesine yeni yeni fabrikalar kurardı.

“Üreten köylü halkın efendisidir” düsturundan hareket ederdi.

Tarım sektörüne büyük önem verir, her karış toprağında hayat fışkıran ülkemizi, dünyanın en büyük tarım ürünleri ihracatçısı yapardı.

Ülkemizde üretim yapan  insanlarımızı sonuna kadar destekler, refah seviyesini artırır, borç alan değil, borç veren ülke konumuna getirirdi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın