İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde siyaset

[envira-gallery slug=”az-gelismis-ve-gelismekte-olan-ulkelerde-siyaset”]

Her siyasi partinin bir kuruluş amacı vardır. Bazı siyasi partiler iktidar olabilmek, bazı siyasi partiler güçlü bir partiyi bölmek, zayıflatmak için kurulur veya kurdurulur.

Bir siyasi parti kurabilmek için,  önce partiyi finanse edecek çevrelerde belli bir program üzerinde karar alınır. Daha sonra  genel başkan bulunur, program yazılır, 60-70  ve ya 100 kurucu üye ile partinin kuruluş dilekçesi verilerek parti kurulmuş olur.

Devamında il ve ilçe örgütleri atanır, üye yazımları devam eder. Bu arada parti tüzük ve programı gündeme gelmez , sadece genel başkan ve bir kaç nüfuzlu kişiler ön planda dır.

Teşkilat organlarının oluşmasında  Seçim, liyakat dikkate alınmaz,  kim, kimin adamıdır, kimi kiminle kontrol edebilirim,  düşüncesi ile teşkilatlanma atama usulü gerçekleştirilir.

Genel veya yerel Seçim zamanında iş pastadan pay almaya gelince pastayı kapmak için aday adaylarının bir yandan parti teşkilatına, bir yandan halka, verdikleri vaatlerinin hesabını tutmak mümkün olmaz.

Aday adayları milletvekili veya belediye başkanlık listeleri kesinleştikten sonra, parti yönetimine  ” ben de varım ”  (baş kaldırma anlamında) demeye başlarlar. Seçimden sonra dünyaları  ben yarattım edasıyla halka tepeden bakmalar başlarlar.

Seçimler bitmiş, Yüksek Seçim Kurulundan mazbatalar alınmış, seçilen  milletvekili, başkan her kimse amacına ulaşmıştır.

Artık dün kendisinin önünde eğildiği halk,  bu gün seçtiklerinin önünde eğilmeye, kul köle olmaya hazır, el pençe  divan durmaktadırlar.


Bir seçim dönemi 4-5 yıl bitmek üzere,  yeni seçim dönemine girilmektedir. Daha önce seçilen görevde olan başkan veya  vekilin çevresi genişlemiş, oy potansiyeli oluşmuş, buna dayanarak yeniden aday adayı olur.

Genel başkan geçen dönem seçilen vekilden, başkandan istediği verimi, başarıyı alamamıştır, yada görüş farklılığı oluşmuştur, değiştirmek ister.

Başkan veya  vekil aday, adaylığında  direnir.

Aday olmak için olmadık yöntemlere başvurur.

Genel başkan kabul etmez.

Seçilmiş olan başkan veya  milletvekili genel başkana partiden istifa edebileceğini,  seçmenleri ile birlikte karşı  partiye geçebileceği tehdidinde bulunur.

Genel başkan tehdit değil, biat ister.

Biat olmayınca, tehditlerde fayda etmez daha önceki milletvekili veya başkanın adaylığı gerçekleşmez.

Sonunda ne oluyor biliyor musunuz?

4-5 yıl önce on binlerce seçmenin oy’unu alıp milletvekili veya belediye başkanı seçilen kişi seçmeninin bilgisi onayı olmadan bir anda partisinden istifa ederek karşı partiye  geçer.

Baştan itibaren yapılan yanlışlara böylelikle  bir yanlış daha eklenir.

Aslında olması gereken şu dur. Partiden istifa eden Milletvekili, belediye başkanı  seçilmiş oldukları bu görevlerden de istifa etmeleri gerekmektedir.

Çünkü kendilerini seçen seçmen o partide siyaset yapsın diye oy vermiştir. Milletvekili veya belediye başkanı, verilen o oyları istediği gibi kullanma hakkı ve yetkisinin olmadığına, seçmen iradesinin pazarlık konusu olmaması gerektiğine   inanıyorum.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın