İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Seçmen Taşıma

[envira-gallery slug=”secmen-tasima-1″]

Ülkemizde yerel ve genel seçimler gündeme geldiğinde, seçmen taşımada beraberinde gündeme gelir.

Seçmen taşımanın amacı,  ülke genelinde partilerin oy oranlarını artırmayı, partilerine yeni seçmen kazandırmayı amaçlamamaktadır. Adaylar  milletvekili, belediye başkanı, muhtar her kim olursa olsun,  bireysel bir düşüncenin ürünü olarak kendilerinin kazanma şansını artırmak için yapılan bir çalışmadır. Bu hareket kurumsallaşmadığı sürece kâr’ı, zararından büyük olabilmektedir.

Ülkenin en önemli şehirleri İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerin belediye başkanlıkları, çok popüler makamlar ve Türk siyasetinde gerçekte anlamı olan makamlardır. Her siyasi parti bu başkanlıkları kazanmayı arzu eder. Ancak bazı siyasi partilerin çalışmaları bu başkanlıkları kazanmaktan uzak, kaybetmeye yönelik bir çalışma içinde oldukları gözlemlenmektedir.

Kazanmak isteyen kurumsallaşmış siyasette ben değil,  biz kazanalım düşüncesini benimsemiş,  siyasi partiler şöyle bir hareket tarzını tercih ederler. Siyasi partiler bir önceki seçim sonuçlarını masaya yatırırlar, üzerinde hesap yapar. İstanbul, Ankara ve İzmir’in belediye başkanlıklarını kazanmak için ne kadar oy’a ihtiyacı var önce bu tespit yapılır. Sonra diğer illerin seçim sonuçları masaya yatırılır, hangi ilde ne kadar fazla oyu var, bu tespit edilir. Daha sonra oylarının fazla olduğu illerden İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere ve kazanma şansı  sınırda olan diğer illere gerektiği kadar seçmen taşıması gerçekleştirilir.  Bu işlemden sonra ilgili parti elindeki belediyeyi  kaybetmediği gibi yeni belediyeleri de kazanma imkanına kavuşur.

Seçimlerde biz değil, ben kazanayım düşüncesinde olan siyasi partiler ise şu sistem de çalışırlar. Köyde veya mahallelerde muhtar adayları, seçilme şansı olmayan başkan adayları veya seçildiği ilde seçmen sayısının düşmesinden rahatsız olan milletvekilleri, parmak hesabı yaparak büyük kentlerden, ilçelere,mahalle ve  köylere seçmen taşırlar. Bu durumda iddialı olarak görüldükleri İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer çok önemli belediye başkan adaylarının altını boşaltırlar. Seçmen taşıdıkları mahalle,ilçe ve köylerde bir sonuç alamadıkları gibi, alsalar’da  anlam ve önemi olmayan bu sonuçlar karşısında çok önemsedikleri İlleri kaybedebilirler.

Seçimleri kaybeden siyasi partiler hiç bir zaman kendilerini başarısız olduğunu kabul etmezler.

Halkın siyaseti, bilmediğini, ülkenin geleceğini göremediklerini ifade ederek halkı suçlarlar, oysaki asıl suçlu olanlar kendileridir, politikalarıdır, ideolojisizlilkeri’dir.

Her ideoloji her zaman toplumda az veya çok karşılık bulur. Bir siyasi partinin kökleri ne kadar derinlerde olursa olsun, eğer o köklerine bağlı kalmadı, ideolojisini terk etti ise, bir ideolojisi yoksa toplumda karşılık bulamaz, kar gibi erimeye devam eder.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın