İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Harf Devrimi

[envira-gallery slug=”harf-devrimi-2″]

Türkler Müslüman olduktan  itibaren İslam dini ile birlikte Arap alfabesini de Türkçe ses sistemine uyarlayarak kullanmışlardı.

Harf Devriminin Gerekçeleri

  • Osmanlıca yazısının düzeltilmesini isteyenlerin en önemli gerekçeleri, bu yazının Türkçe’nin ünlü seslerini ifade etmekte yetersiz kalmasıydı.
  • Arap alfabesinin okuma ve yazmadaki güçlüklerdi.

Latin Harflerini Benimseme Gerekçeleri

  • Batı kültürüne duyulan hayranlık , Avrupa kültürünün üstünlüğüne  olan inanç, Latin alfabesinin kazandığı prestijin temeliydi. 1850-1860′lardan itibaren Türk aydınlarının Fransızca biliyor ve bazen kendi aralarında Fransızca yarışıyorlardı.
  •  İkinci Meşrutiyet döneminde, Türk ulusal kimliğini İslamiyetten bağımsız olarak tanımlama çabaları, İttihat ve Terakki’ye yakın aydınlar arasında ağırlık kazandı.  Harf devriminin Türk ulusal kimliğinin laikleşmesi ve kendi öz benliğini ortaya çıkarması anlamına gelecekti.
  • 19. yüzyılın son çeyreğinde İstanbul ve Anadolu’da Rum ve Ermeni harfleriyle basılan gazete ve kitaplar önemli bir sayı ya ulaştı. Bu yayınların kazandığı popülerlik, Türkçe’nin Arap yazısından başka yazıyla da yazılabileceği kanıtladı.

İlk reform önerileri

1911 yılında Manastır-Bitola’da Latin harfleriyle basılan ilk Türkçe gazete yayınlandı.

1914 yılında Kılıçzade Hakkı’nın yayınladığı Hürriyet-i Fikriye adlı dergide çıkan bir kaç  imzasız makale, Latin harflerinin yavaş yavaş kullanılmalarını öneriyordu.

 

Atatürk ve Harf Reformu

Mustafa Kemal de bu konuyla ilgili 1905-1907 tarihleri arasında Suriye’de bulunduğu zaman  ilgilenmeye başladı. Halide Edip Adıvar 1922 yılında Atatürk’e  bu konu hakkında düşüncesini sorduğunda , Atatürk  böylesi bir değişikliğin sert önlemler gerektireceğini söylemişti.

Hüseyin Cahit Eylül 1922′de İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda Atatürk’e sorduğu “neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?” sorusuna, Atatürk “henüz zamanı değil” yanıtını vermişti.

28 Mayıs 1928′de TBMM, 1 Haziran’dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslararası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkarttı. Aynı zamanlarda  harf reformu için bir komisyon kuruldu.

Komisyonun yeni alfabenin hayata geçirilmesi için 5 ila 15 senelik geçiş süreçlerine ihtiyaçlarının olduğunu belirtmeleri üzerine , Atatürk “bu ya üç ayda olur, ya da hiç olmaz” diyerek zaman kaybedilmemesini istedi. Alfabe tamamlandıktan sonra 9 Ağustos 1928′de Atatürk alfabeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gülhane’deki şölenine  katılanlara tanıttı.

8-25 Ekim tarihleri arasında devlet  görevlilerin hepsi yeni harfleri kullanımla ilgili bir sınavdan geçirildi.

Harf Devrimi, Türkiye’de 1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı “Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında Kanun”un kabul edilmesi ve yeni alfabenin yerleştirilmesi sürecine  verilen isimdir. Bu yasayla o güne kadar kullanılan Osmanlı alfabesinin yerine, Latin alfabesinin Türkçe’ye uyarlanmış  biçimi kabul edildi.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın