İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD Üslerini Kapatmanın Zamanı

Amerika ile askeri ve ekonomik işbirliğimiz bağımsızlığımızı tehdit edecek şekilde 1946-1947 yıllarına  yapılan ikili anlaşmalar dayanır.

Türkiye 2.Dünya savaşından sonra yalnızlığını gidermek, bir takım tehditlere karşı koyabilmek için 1947 da Ekonomik olarak Marsahll planını, askeri alanda Turuman doktirinini kabul etti.

Ülkemiz ekonomik ve askeri olarak ABD’ye bağlı konuma geldi. 1951’de ABD ile yapılan anlaşma gereği Ülkemizde ABD askeri rahatlıkla girip çıkabilecek ve istediği yerde üs kurabilecekti.

Türk Ordusunun kullandığı tüm silah ve mühimmatlar ABD tarafından temin edilecek ve ABD’nin izni olmadan hiç bir şekilde kullanılamayacaktı.

ABD ilk üssü’nün yapımına 1951 yılında İncirlikte başladı. 1954 yılında üssü hizmete açtı ve devamında diğerleri geldi.

ABD ülkemize bir peygamber edasıyla geldi, çok büyük faydaları olacaktı, bizimle dost, stratejik ortak olacaktı, ancak olmadı. ABD ülkemize karşı ilk defa 1964’de Kıbrıs sorununda dişini gösterdi. ABD Başkanı Johnson mektubu ile Temmuz 1947 Anlaşmasının 4’üncü maddesi  gereğince ABD’den alınan silahların ABD izni dışında kullanılamayacağına dair mektup gönderdi. Bu mektup üzerine Türkiye Kıbrıs’a operasyon düzenleyemedi.

1971’de haşhaş ekimi konusunda ekonomik ambargo uygulayadı. Nihat Erim başkanlığındaki Türk Hükumetine Bakanlar Kurulu kararı ile haşhaş ekimini yasaklattı.

1974’de Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan Koalisyon Hükumeti haşhaş ekim yasağını kaldırarak ABD’ye boyun eğmeyeceğini gösterdi.

1974’de Kıbrıs Barış Harekatında silah ambargosu uygulayarak bir kez daha dişini gösterdi.

Süleyman Demirel Hükumeti 1975’de üsleri kapatarak ABD’nin dişlerini kırdı. ABD 1978 de ambargoyu kaldırmak zorunda kaldı. Türkiye Ekim 1980’de askeri rejim döneminde üsleri tekrar  açtı.

4 Temmuz 2003 günü Irakın Süleymaniye kentinde görevli 11 özel Kuvvetlerde görevli askerlerimizin başına çuval geçirilerek tutukladılar.

Bu gün ABD Başkanı Trump “Kürtlere saldırırlarsa, Türkiye’yi ekonomik olarak mahvedeceğiz. 20 millik güvenli bölge kuracağız…” ifadesini kullanarak Türkiye’yi tehdit etti.

Kendisini bir barış savaşçısı gibi sunan ABD’nin kanlı tarihine bakmak gerek. Aşağıda sıralanan ABD katliamların hiç birine Türk tarihinde rastlamak mümkün değil.

1898- Meksika ve Küba’yı isgal etti.

1921- Nikaragua’yı işgal etti.

1945- Hirosima ve Nagazaki’ ye atom bombası attı 250 bin kişi öldü.

1950-53- Kore Savaşı yapıldı. Yüz binlerce insan öldü.

1954- Guatemala’ya saldırdı binlerce insan  öldü.

1955- Endonezya, Kamboçya, Laos’ ta operasyonlar düzenledi  binlerce insanı katletti.

1956-59- Küba, Domuzlar Körfezi’ne girdi,  insanları katletti.

1965- ABD desteği ile Suharto, 1 milyon Endonezyalıyı katletti. Aynı yıl Dominik’e saldırdı, binlerce kişi öldü.

1970-75- ABD’nin karıştırmaları sonunda Laos ve Kamboçya’da yüzbinlerce  insan öldü.

1973- Şili darbesi yapıldı. on binlerce  kişi öldü.

1975- Vietnam’dan kovulduğunda, arkasında milyonlarca ölü ve sakat bıraktı.

1983- Lübnan’a iki kez saldırdı, binlerce insan öldürüldü. Aynı yl Grenada isgal edildi binlerce kişi katledildi.

1986- Libya’ya saldırdı.   1989- Panama işgal etti. 1991- Irak’a saldırdı. Somali’ye saldırdı.

1995- Azerbaycan’da ve Özbekistan’da darbe girişiminde bulundu.

1998- Özbekistan’a ikinci darbe girişiminde bulundu. Afganistan ve Sudan’ı bombaladı, Irak’a operasyon düzenledi, Yugoslavya’yı parçaladı.

2001- Afganistan’a saldırdı.

2002- 2003 Irak’in işgali ve yüz binlerce ölü.

2010 2019 arasında Arap baharı adı altında Fas,Tunus,Cezayir,Libya,Suriye de çıkartılan kargaşalıklar nedeniyle milyonlarca insan öldü,sakat kaldı, ülkelerini terk etti. Terör örgütlerini destekledi vekalet savaşlarını yönetti.

İşte şimdi tam zamanı Tüm ikili anlaşmalar askıya alınıp, üsler kapatılmalı.

ABD 1974’de, 1978’de ne yapabildi ki şimdi ne yapacaksa yapsın  görelim.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın