Arguvandan

Mustafa Muğlalı

Mustafa Muğlalı Muğla doğumlu  Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli bir subayıdır. 1901 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine subay olarak katılır.

1. Dünya Savaşında ve Milli mücadelede, cepheden cepheye koşan cesur ve yürekli bir komutandı.  Mustafa Muğlalı  Milli Mücadele döneminde İstanbulda istihbarat teşkilatını kurar.  Anadoluya her türlü istihari bilgileri aktarır. Cephaneliklerden Anadoluya cephane naklini gerçekleştirir.  Kurtuluş savaşında tümenilye savaşıtı. 9 Eylül 1922 de İzmire ilk giren komutanlardandı.

23 Aralık 1930 da Menemende hunharca katledilen,  Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, bekçi Hasan ve Şevki’nin katledimesi üzerine kurulan Divan-ı Harbe başkanlık etti. yapılan yarğılamada 28 kişi idama 73 kişi ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.

Mustafa Kemal Atatürk ağır hastadır. Misak-ı Milli sınrları dışında kalan Hatay için çok üzülür.  Mustafa Muğlalı  Mustafa Kemal Atatürk’e şöyle der.” Üzülme paşam beni Kayserideki 6.Kolordu Komutanlığına tayin edin. Bir manevra bahanesiyle kısmi seferberlik ilan edeyim. Emrimdeki iki tümen ve Dörtyoldaki iki tugayla birlikte Suriye ye girip Antakya’yı ve Hatay’ı Fransızlardan alayım. Sonrada siz beni asi ilan edin ve asın.” der.

1943 yılında İrandaki kargaşa nedeniyle bir türlü hudutta kontrol sağlanamıyordu. Genel Kurmay Başkanlığı İran hudutunda güvenliği sağlamak için çok disiplinli olan Mustafa Muğlalıyı 3. Ordu Komutanlığna atar. Mustafa Muğlalı,  İran sınırında cirit atan eşkiyalarla amansız mücadeleye girişir. Birliklerine şöyle bir emir yayınlar teslim olmayan, karşı koyan kim olursa olsun vur emri verir. Birlikler bir süre sonra bir grup kaçakcı ile karşılaşılar teslim olmazlar.  Çıkan çatışmada 33 kaçakcı öldürülür 5’i  yaralı olarak ele geçirilir.

2. Dünya savaşı bitmiş  ülkede  demokratik sisteme geçme çalışmaları başlar.  Çatşmada yaralı ele geçirilen beş kişi çeşitli hapis cezası alır. Ortamın yumuşadığını fark eden tutklulardan biri Meclis  Başkanlığına bir mektup yazarak olayın araştırılmasını ister.

Muhalefet kanadı bunu seçimlerde oy alma,  fırsat bilerek mecliste araştırma önergesi vererek olayın araştırılmasını ve Mustafa Muğlalının yargılanmasını talep ederler.  Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak  “komutan görevini yapmıştır, yargılatma der”

Fevzi Çakmak’tan sonra Genel Kurmay Başkanı olan Kazım Orbay’da aynı tutumu sergiler. Mustafa Muğlalı yargılanmaz.

1946 seçimlerinden sonra tekrar soruşturma açılır. 1947 de Emekliye ayrılam Mustafa Muğlalı yagı önüne çıkarılır.

Şeriatçılar 1930 Menemen olayının intikamını alırcasına komutanın üzerine giderler.

1943 kargaşa  şartlarını dikkate almazlar. 1948’in huzurlu ortamında yargılarlar. Mustafa Muğlalı tam bir Türk subayına yakışır şekilde zamanın Hükumetini  ve hiç kimseye suçlamaz. Kendisi ile birlikte yargılanan subaylara, bu subayların hiç bir suçu yok,  emri ben verdim der. Eğer ortada bir suç varsa o suç benimdir der. Kendisi ile birlikte yargılananlar berat eder.

Hakim’in  ” verdiğin emri subaylar yerine getirmeselerdi ne yapardın”  sorusuna  şu cevab verir ” O zaman aynısını ben yapardım ” der.

Mustafa Muğlalı mahkeme sonucunda 21 yıl ceza alır. Dava Temyiz aşamasına iken sonuçlanmadan 1951 yılında cezaevinde ölür.     

Mustafa Muğlalı’ya Tanrıdan rahmet diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir