İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD Ambargosu ve Türkiye

[envira-gallery slug=”abd”]

ABD ile Türkiye arasında gerçek anlamda anlaşmalar 2. Dünya Savaşından sonra başlar.

SSCB lideri Stalin’in boğazların yönetimide hak iddia etti.  Ardahan ve Kars illerimizin kendilerine verilmesi ile ilgili talepleri üzerine Türkiye’nin  batıya yaklaşmasına neden oldu.

1951’de ABD ile yapılan askeri anlaşma sonucu Adana’da kurulan incirlik üssü ile ülkemizde ABD gerçek anlamda söz sahibi olmuştur.

İkili anlaşmalar ve NATO ile olan bağlarımız güçlendikçe ülkemizin savunma alanında yerli üretime yaptığı yatırım azalmaya başlar. Savunma sanayimiz ABD ve Avrupa ülkelerinden ithalatla karşılanır duruma gelinir. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan fabrikalarımız birer birer kapanır.

ABD ve Avrupa devletlerinin gerçek dost olduğunu düşünürüz. İkili anlaşmalar ve NATO’nun görev sorumluluğunun eşit uygulanacağını düşüncemizde kısa süre sonra yanıldığımızı anlarız.

20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatından sonra dost görünen ABD ve Avrupa ülkeleri bize paramızla silah satmazlar. Türkiye’yi Kıbrıstan çekilmesi ve sözde barış masasına oturtmak kendi dayatmalarını kabul ettirtmek amacı ile silah ambargosu koyarlar. Artık ülkemiz ABD ve Avrupa ülkelerinden daha önce aldıkları silahların yedek parça ve mühimmatlarını alamaz olur.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılık gücü zaafa uğrar zamanın Hükumeti her türlü diplomatik girişimlerde bulunur ancak ambargo bir türlü kalkmaz.  Süleyman Demirel Başkanlığında 31 Mart 1975 tarihinde kurulan 1. Milliyeçi Cephe  hükümeti  kurulur. Süleymen Demirel hükümeti de diplomatik girişimlerden sonuç alamaz.  25 Temmuz 1975 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile ülkemizde bulunan 21 ABD üssü kapatılır. Amerikan askerleri ülkeden gönderilir.

Türk Hükümetinin bu sert ve kararlı tavrı ABD’yi sarsar. ABD üsler sayesinde SSCB, İran ve Ortadoğudaki  istihbari ve operasyonel faaliyetlerini yerine getiremez.  ABD mecburen 1978 de ambargoyu kaldırır. Ama Türk Hükumetlerinin hiç biri üslerin tekrar açılmasına izin vermez.

12 Eylül 1980 Kenan Evren’in başında bulunduğu Askeri darbe yapılır. 1970’li yıllarda CIA’nın Türkiye şefi olan Paul Henze  12 Eylül darbesini yapan generallere yakındı. 12 Eylül darbesini Başkan Jimmy Carter’e ” bizim çocuklar başardı” diye haber vermiştir.

Bu derece ABD etkisi altında kalan 12 Eylül darbecileri sanki Süleyman Demirel’den öç alır gibi,  Üsleri kapatan Süleyman Demirel eski bir ABD üssü olan Zincirbozan’da gözetim altına alır.

Askeri darbeden 67 gün sonra  18 Kasım 1980 de üsler tekrar ABD’nin hizmetine açılır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın