İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

MUAVENET ZIRHLIMIZ

  Yıl: 1992. Kuvvet komutanları ve üst düzey askeri yetkililer: modern bir deniz gücü oluşturmak için, yeni gemilerin alınması gerektiğini savunurlar.              Yeni gemiler alınması için, ardı ardına ihaleler açılır. Bu ihalelerin önemli kısmını, Alman firmaları kazanır. Almanya -Türkiye, ortak yapımı savaş gemileri,   için anlaşma imzalanma  aşamasına gelinir. “Gemi satın alan ülkenin askeri personeli  gemi satan ülkede uzun süre eğitim görür. Satışı yapan ülkenin askeri ve teknik personeli ise gemiyi satın alan ülkenin askeri tesislerinde,danışmanlık ve  her türlü araştırmayı yapabilme imkanına kavuşabilirler. Böylece  o ülkenin deniz gücü hakkında, her türlü gizli bilgiye ulaşmak mümkün olur. Bu üstünlük Amerikalılardan, Almanlara geçmek üzeredir.
      

 Muavenet     Amerika tarafından, 30 yıl kullanıldıktan sonra, Türkiye’ye satılmıştır. Ancak: satıldığında, bizim donanmamızın  üzerinde en fazla namlu bulunan gemisi özelliğine sahiptir. Aynı zamanda  Akdeniz’deki ülkelerde bulunan en hızlı savaş gemisi olma özelliğine de  sahiptir.
          

Muavenet; yıllık rutin yapılan, NATO Tatbikatına katılmak üzere: Ekim 1992 tarihinde, Ege denizine açılır. Burada  NATO Kararlılık Gösterisi-92 Tatbikatı yapılmaktadır.  Tatbikatta  gerçek silah ve mermi kullanılması yasaktır. Tatbikata katılan gemiler  yeşil ve kırmızı olmak üzere, iki guruba ayrılırlar. Saratoga (ABD) uçak gemisi  kırmızı guruptan, Muavenet gemimiz ise, yeşil gurupta  yer alır.
         

Tatbikat, normal seyrinde sürdürülür ve ana safhası biter. Gemiler için üslerine geri dönüş safhası başlar. Tam bu sırada  2 güdümlü mermi Muavenet gemisine  köprü üstüne isabet eder ve burayı havaya uçurur. Köprü  Türkiye Cumhuriyetini temsil etmesi ve bayrak taşıması nedeniyle büyük anlam taşımaktadır.
      

 Geminin beyni durumundaki kaptan köşkünde onarılmayacak derecede hasar oluşur. Gemi komutanı Deniz Kurmay Yarbay Kudret Güngör,dahil  5 askerimiz şehit olmuştur. Makine subayı, geminin komutasını alır.
      

 Saratoga uçak gemisinden kalkan bir helikopter ile, bir kısım Amerikalı, Muavenet gemisine gelirler. Gemideki güdümlü mermi parçalarını ( delilleri yoketmek için) toplamak isterler. Ancak: geminin komutasını alan, Makine subayı, buna izin vermez ve Amerikalılar, gemiden uzaklaştırılırlar.
         

 Bu tür güdümlü mermilerin atış kontrol sistemleri , gemilerde, savaş harekat merkezi denilen yerde bulunur. Yani   Füzeyi başarı ile ateşleyebilmek için 6 aşamadan geçilmesi ve gemi komutanın onayının alınması gereklidir. Füze ateşlendikten sonra hedefini vurabilmesi için bilgiye ihtiyacı vardır.Bu nedenle füze atan geminin hedef gemisini (Muavenet)  radarla aydınlatması gereklidir. Sonuç olarak olay asla kaza değildir.
          

Amerikan Başkan Yardımcısı Lawrence Eagleburger: Washington Büyükelçimiz Nüzhet Kandemir’i arar ve “ Geminizi batırdık, özür dileriz” der.
      

Türkiye: geminin vurulmasını protesto eder. Geminin tazmin edilmesini ve gemide yaşamını yitiren insanlarımız için ailelerine tazminat ödenmesi ister.
          

 Olayı incelemekle  görevli komisyon kurulur. Kurulan komisyonda: olayın boyutlarını incelemek  açısından Amerikalılar tarafından çeşitli mazeretler ortaya atılır. Muavenet  gemisinin olayda ölen kaptanının: neden o saatte kaptan köprüsünde bulunduğu sorgulanır. Muavenet’in kaptanının kendi gemisinin herhangi bir yerinde  bulunması suçmuş gibi değerlendirilir.
     

 Saratoga gemisinde, Sea-Sparrow atış kontrol sisteminin başında görevli bulunan personeller  sadece disiplin cezası ile cezalandırılır.       Şehit yakınları ve gaziler tarafından: Amerikan mahkemelerinde; tazminat davaları açılır. Dava sonunda ise  Amerikan Mahkemesi  olayın “askeri bir olay değil”, “siyasi bir olay” olduğuna ve dolayısı ile, davaya bakamayacağına karar verir.
       

Böylece  gemimizin, “siyaseten” vurulduğu, Amerikan Mahkemesi tarafından da, tescil  edilmiş olur.
  

 Muavenet gemimizin karşılığında tazminat olarak verilen demode olmuş, knox sınıfı gemilerden 8 tane Türkiye ye tazminat olarak verilir. Ancak bu gemiler, kısa süre içerisinde  hurdaya ayrılır. Muavenet gemisinin vurulması karşılığı olarak, Amerikalılar tarafından Türkiye’ye hurda yığınından başka da bir tazminat ödemezler.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın