İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ABD, Çekiç Güç ve Türkiye

 

         Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin, ABD’nin teşviki ile Kuveyt’in Basra eyaletine bağlı olduğunu ve bu nedenle de Basra’nın Irak hükümetine ait olduğunu düşünmüş ve bu düşünceyle 2 Ağustos 1990’de Kuveyt’i işgal etmiştir.

             Irak’ın Kuveyt’e askeri müdahalede bulunması büyük devletlerin tepkisini çekti. Bu tepkilerin sonucu olarak Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi üyeleri tarafından Irak’a, bir dizi ekonomik ambargolar konuldu.  ABD başkanı George Bush askeri birliklerini Suudi Arabistan’a göndererek diğer üye devletlerden de askeri yardım talep etti. Amerika’nın bu talebi üzerine II. Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük koalisyon gücü kuruldu.

         BM tarafından alınan kararla, 430.000’i Amerika askeri olmak üzere toplam 700.000 kişilik koalisyon güçleri “Çöl Kalkanı” adı verilen harekâtla Irak’a karşı savaş açtılar.

        Tek başına koalisyon güçlerine direnmeye çalışan Saddam Hüseyin’in ise sadece üç müttefiki bulunuyordu. Bunlar; Ürdün, Yemen ve Filistin Kurtuluş Örgütüydü. Savaş koalisyon güçlerinin  zaferiyle sonuçlandı

      ABD Irak yönetiminin, Körfez harekâtından sonra nükleer silah üretmeye başlamış hatta savaş sırasında ayaklanma çıkaran Kürt, Şii ve Azeri gruplar üzerinde kitlesel katliamlar yaptığını iddia etti.  Ülke içerisinde bulunan etnik yapıları  Saddam katliam yapacak yalanı ile komşu ülkelere sığınmaya yöneltti. 500 bin’i Türkiye ve 1.000.000′ u İran’a sığındı.  (2. ABD- Irak savaşından sonra Irak’ın kimyasal silah kullandığı ve Atom baombası yapma girişiminin kendileri tarafından kurgulandığını İngiltere Başbakanı Tony Blair beyan etti.)

         ABD Irak’ın Kuzeyinde BM karaları ile kürt halkını korumak bahanesiyle 36. paralelin kuzeyine Irak uçaklarının ve Saddam birliklerinin geçişini engelleyen karar aldırdı. Kontorlü sağlayack güç (Çekiç Güç) Türkiyede konuşlandı.  Saddam birliklerinin konrtol edemediği Kuzey Irak ta bulunan Bölgesel güçlere ve  yuvalanmış olan PKK’ya yardım ettikleri tespit edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri ABD’nin bu hareketinden çok rahatsızdı. Çekiç Güç’ün ülkeden göderilmesini istiyordu. Altı ayda bir TBMM’de görev süresi uzatlması gereken Çekiç Güç’ün  görev süresinin uzatılmasında sıkıntılar yaşanıyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk siyaseti hizadan çıkmıştı.

       ABD Türk siyasetine ve Türk Silahlı Kuvvetlerini tekrar hizaya getirmek için bir takım operasyonlara başladı. Önce  Ekim 1992 de Ege denizinde Muavenet gemimizi kaza süsü vererek vurdu. Daha Sonra Jandarma Genek Komutanı Eşref BİTLİS’in uçağını düşürerek şehit etti.  Türk Ordusunu hizaya getirmeye çalıştı.

     ABD  Türk siyasetini dize getirmek için ise örtülü bir çok operasyonlara  destek verdi. PKK’nın ülke içindeki operasyonlarının zirveye çıkarmak için elinden geleni yaptı. 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu katledidi,  24 Mayıs 1993 Elâzığ-Bingöl karayolunda PKK tarafından silahsız Türk askerlerine düzenlenen saldırıda 33 asker şehit edildi. 2 Temmuz 1993  Madımak Oteli’nin yakılarak 35 kişinin öldürüldü. 5 Temmuz 1993’te, Erzincan ilinin Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde PKK tarafından 33 sivil öldürüldü. 18 Temmuz 1993 de PKK, Van’ın Bahçesaray ilçesine bağlı Sündüzlü yaylasında silahlı saldırı gerçekleştirerek 24 kişinin öldürüldü.

        Buna benzer toplumu kargaşaya sürükleyecek, iç çatışmaları körükleyecek bir çok olayları hayata geçirerek siyaseti hiyazaya getirmeye çalıştı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Cevap Yazın